16 Şubat 2011 Çarşamba


doğumgünü kutlamalarını oldum olası sevmişimdir
kendi doğumgünü vaktime 1 ay kala gün saymaya başlardım insanlara zorla hatırlatır gibi
işte doğumgünüme de bu kadar kaldı
çocukluk işte ama hala da yaparım hoşuma gidiyor çünkü

şubat ayında da sevdiğim insanların doğumgünleri var
alışkanlık haline getirdiğim bir şey vardır : 00.01 de doğumgünü mesajı atmak
ilk olarak hatırlanmak çok güzel
neden bilmem sırf bunun içim özel bir çaba harcıyorum
uykum varsa saati kuruyorum uyanıp mesaj atıp tekrar uyuyorum
her doğumgünüm vaktimde de bu durum benim için tekrarlanıyor
bu seneki hariç
ee insanları zorlamanın alemi yok :)

gelelim bugüne
bugün benim canım ablamın doğumgünü
2.kez ayrı doğumgünü geçireceğiz
00.01 olayını ablam için yapamadım vicdan azabı çekiyorum
moralim bozuktu uyudum saatin alarmını kurmadan
ablam tabi hemen fark etmiş annemi aramış alışık değil
hazır asker gibiyim sanırım
sonra dersaneye gidince bütün sınıfı ayarlayıp ablamı aradım,hoparlörü açtım
sınıf arkadaşlarım da ben kırmadılar bağıra bağıra iyi ki doğdun şarkısını söyledik
telefonu elime aldığımda ablamdan 'gülüm' diye bir ses geldi
mutlu olduğunu söyledi o zaman bende mutlu oldum

yarında D.nin doğumgünü
ve ben uzaktan sadece onlara 'iyi ki doğdun' diyebiliyorum
buna da alışmam lazım sanırım

14 Şubat 2011 Pazartesi

sanırım her blog sahibi kumanda paneline sık sık bakar yorum falan yapılmış mı diye
leah'ın yazısını okuyunca yalnız olmadığımı daha iyi anladım
ben kumanda paneline yorum yapılmış mı diye bakmıyorum benim esas amacım istatistiklere bakmak
resmen hesap yapmaktan beynim yoruldu
ay,,hafta,gün,tümü vs.
heralde blogda bu konuya değinmem gerektiğini hissetmişim bi baktım gözlerim faltaşı gibi açıldı
saat 22 sularında tam 147 kişi bakmış
tabi ki bundan size ne,bunun farkındayım yani :)

bilindiği üzere bugün sevgililer günü
bütün iletişim araçları bununla ilgili hatta 'google' yazısı bile değişik olmuş
genelde sevgilisi olmayanlar bugüne çamur atarlar
yok kapitalizmin bi sistemi,yok saçmalık cart curt
ben bu konu hakkında net bir şey söyleyemeyeceğim
çünkü bana göre bir yandan sevgililer günü özel bir gün gibi kutlanmalı diğer yandan da sevginin bi günü olmamalı
karışık bir mevzu her kafadan bir ses çıkıyor

benim daha önce sevgililer gününde hiç sevgilim olmadı
çok acındırarak söyledim sanırım :)
ilk sevgilimle 7 şubatta,ikincisiyle 8 şubatta,üçüncüsüyle yanı sonuncusuyla da 2 şubatta ayrılmıştık
kısacası şubat ayı benim için ayrılık ayı
bırakın sevgililer gününü kutlamayı ben hep bu zamanları ağlayarak geçirmişimdir
o yüzden güzelce hatırlayamıyorum ne yazık ki
ama yine de kıskançlık yapmayacağım
sevgilisi olupta kutlayanlara,kısacası mutlu olanlara bayılıyorum
umarım yarın herkes için güzel birgün olur

NOT : kıskanmıyorum blog valla bak :)

11 Şubat 2011 Cuma


tatil tatil dedik o da bitti
iyi de oldu,herkes gitsin artık yerine yurduna bizde işimize bakalım (bkz : fesatlık)
herkesin dediği ve bildiği gibi de 2.dönem daha çabuk geçiyor
o hızı bilmem kaçıncı kez daha yaşamaya hazırım
geçip gitsin güzelce mümkünse

üniversitelilerle birlikte evdeki akraba sayısı da azalıyor
eskiden gerek bayram tatillerinde gerekse karne tatillerinde halamların gelmesini dört gözle beklerdim
yola çıkacakları gece heyecandan uyuyamazdım niyeyse
bütün sülale toplanırdı her gece genelde 1-2 tane kavga olurdu ama yine de mutluyduk beraber
kör ebe oynardık hep beni ebe yaparlardı
kimseyi bulamayınca ağlardım üzüntüden
evet küçükken bir gariptim

büyünce bakıyorum da artık eskisi kadar önem vermiyorum akraba ilişkilerine
fark ediyorum ki yaşlarımız büyüdükçe aradaki fikir aykırılıkları da büyüyor
mesela kötü alışkanlığı olmayan bi tek ablamla ben varız
diğer bütün kuzenler sigara falan içiyorlar ama gel gelelim sanki insanları yoldan çıkarıyormuşuz gibi muamele yapılıyor bize
bizle beraberlerken hep bi kontrol durumu var nedenini anlayamadım gitti
yine de akrabalarım insan kopamıyor

dün 2000 yılında çekilmiş bir videodan bahsettiler
ben o zaman 8 yaşındaydım farkında değilmişim kameraya alındığım
şarkı söylüyormuşum
şarkı ise daha rezil : seni anan benim için doğurmuş
oynuyormuşum falan,halamlar getirmeyi unutmuşlar postayla atacaklar
fotoğraflardan küçüklüğüme bakıyorum ama hiç videoda görmedim
nasıl bir çocuktum acaba
emin olduğum şu var ki o zaman zayıftım hey gidi günler hey

konuyu nasıl bağlayacağıma karar veremedim
akrabalar iyi bir şey mi kötü bir şey mi bu konuda bir sonuca varamıyorum
umaım akraba akrep olayını yaşamam
ama ilerde şu bbg olayını kaloroski sülalesinde deneyeceğim
biz biraz göçmeniz de ve de avrupalı!

8 Şubat 2011 Salı



ara tatile girmeden önce öğretmenlerimiz 'bu sizin son şansınız,bu şansı iyi değerlendirin' diye söylenmeye başladılar
aslında bizim iyiliğimiz için söylüyorlar ama bu laflardan o kadar sıkıldım ki
bi Allah'ın kulu da nasılsın desin,benim nasıl olduğum önemli değil
önemli olan derslerimin nasıl olduğu
imdat diye bağırmama çok az kaldı hissediyorum

tatilin son haftasına girdik
tabi ben pek fazla tatil yapmadım,tek eğlencem film izlemek
arkadaşlarımla bile çok görüşmedim
o kadar negatifim ki biri bir şey dediği an çemkirmeye başlıyorum
onlar da gariplerim boş boş bakıyorlar

bi yandan tatilin bitmesine seviniyorum
ilk defa arkadaşlarım gidecek diye mutluyum çünkü onlarla görüşmedikçe kendimi daha kötü hissediyorum
görüşünce de kötü oluyorum
ne kadar illet bi durum anlatamam
tek isteğim 4 ay sonra bunlardan kurtulmak ve rahat bi nefes almak
sayılı gün çabuk geçer
evet buna bende tüm kalbimle inanıyorum

6 Şubat 2011 Pazar

aşk neyi sever ?


evde film izlemekten sıkıldığım için sinemaya gitmeye karar verdim
bilindiği gibi 4 şubat itibariyle 'aşk tesadüfleri sever' vizyona girdi
filme gitmeden önce bi bakıyım dedim izleyenler ne demiş
okuduktan sonra izlemekten vazgeçtim,film kötü olduğu için kararımı değiştirmedim herkes çok beğenmiş hakkını yemeyelim
gitmekten vazgeçmememin sebebi filmin aşırı dram olması ve sonunun kötü bitmesi
bi sinemadan daha ağlayarak çıkmak istemiyorum

sanırım ağlamadığım film yok benim
en çok 'yeşil yol' da ağlamıştım,hıçkıra hıçkıra kendimi koltuktan koltuğa atmıştım
hadi o da dram normal diyebilirseniz ama ben 'maskeli beşler' filminde bile ağlamış insanım
bu filme dayanamayacağım kanısına vardım

bir başka faktörde 2.bi ozan doğulu vakası olsun istemiyorum
her türk kızı gibi bende mehmet günsür'ü çok tatlı buluyorum
yani adamın maşallahı var o gülüş,bakış vs
bu düşüncelere sahipken gitmemek daha mantıklı geldi
zaten sonunu da öğrendim,belki ilerleyen zamanlarda fikrim değişir
gitmeyi düşünenlere söylüyorum : hemen herkes şarkıları çok anlamlı bulmuş sonunda da yıkılmışlar
gittiyseniz yorumlarını bekliyorum
iyi seyirler :)

4 Şubat 2011 Cuma

önyargı



einstein gerçekten çok haklı
o ünlü sözü söylemeden olmaz heralde : önyargıları parçalamak,atomu parçalamaktan daha zordur
bugünlerde bunu daha iyi anlıyorum

bilindiği üzere bütün okullar yarıyıl tatiline girdi
ilköğretiminden tutun da yükseköğretime kadar,tatile bir tek dersaneler girmedi
ve tabi ki dersane öğrencileri de
bizim hızlandırmamız olmuyor haftaiçi çok zamanımız olduğu için
ama ben yinede her gün 8de kalkıp dersaneye gidiyorum çünkü evde çalışamıyorum ya da kendimi evde çalışamadığıma inandırıyorum
bu dersane hızlandırması bana insanlar hakkında peşin hüküm vermenin ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha gösterdi

dersanenin başlangıcını okuyanlar hatırlar
yalnızım sendromları,bütün arkadaşlarım üniversiteye gitti bense hala köklü sayılarla uğraşıyorum,bıktım vs.
dersanenin ilk gününde sınıfa baktığımda 26 kişilik sınıfta tanıdığım sadece 2 kişi vardı
durum böyle olunca insan kendini daha da yalnız hissediyor
arkadaşlarım üniversiteye gidince yeni insanlarla tanıştı bense haftaiçi grubunda
tabi ki üniversite ortamıyla birebir değil olması da beklenemez
ama zaman geçtikçe birbirimize daha çok yaklaştığımızı görüyorum
bugün her ders arasındaki molalarda kendimizden bahsetme olanağımız oldu
hepsinden şöyle bir itiraf geldi : biz sana sene başında çok sinir oluyorduk
sinir olma sebeplerini ben söyledim
ukala mı buluyordunuz dedim hepsi gülerek evet dedi
geriye dönüp baktığımda bende öyle görüyorum aslında
12 yıl boyunca çalışıp girilen bir sınavda başarısız olununca insan kendinin başarılı olduğunu kendine göstermek için türlü türlü metodlar buluyor
bu da dışarıdaki insanlar tarafından farklı algılanıyor
o zamanki bulunduğum psikoloji anlattıktan sonra sanırım beni anladılar

kısacası kimse bu dünyada birbirinden üstün değil
ve herkese gerekli şans verildiği zaman düzgünce anlaşılabiliyor
ben anladım ki bugüne kadar kimseye o şansı vermemişim
ama geç de olsa aklım başıma geldi
yine bir özlü sözle yazımı bitiriyorum : yalnız taştan duvar olmaz :)

2 Şubat 2011 Çarşamba

şubat ayı şaşırtmalarıyla geldi
tabi benim içimdeki karışıklığın ayla ilgisi falan yok
hava biraz garip buz gibi ama güneş tepede feci halde parlıyor soğuk havada ben terliyorum

bu 2 hafta boyunca dersane yok am bende boş durmamaya kararlıyım
her sabah 8de kalkıyorum,giyinip dersaneye gidiyorum
12 ye kadar test çözüyorum
herkes evinde ders çalışır ben şapşal evde tek soru bile çözemiyorum sonra kendimi kötü hissetmemek için de elimden geldiğince dersanede yoğunlaşmaya çalışıyorum
aslında benim kendimi bi odaya kapatıp kimsele iletişime geçmemem lazım
çünkü konuşma yeteneği olan bi canlı görmeyeyim hemen başlıyor düşük olan çenem daha da düşmeye
konunun saçma olup olmaması önemli değil yeter ki sesimi kulaklarım duysun
o zaman kendimi acayip rahatlamış hissediyorum
bu da bi gariplik

ablamla ünlü olmaya karar verdik
ablama göre beni bu kiloyla kimse ünlü yapmaz bende patlamadım zaten maksat denemek :)
3 yıl boyunca tel takıp işkence çektikte sonra dişlerimi kullanmaya karar verdim
32 dişim gözüken bi fotoğraf bulup 'gülüşünlebüyüle' adlı siteye ekledim
daha kabul edilmedi bikaç saate edilir oylarınız bekliyorum :p
can sıkıntısından neyle uğraşacağıma karar veremedim
en iyisi artık evden çıkayım
D. gelmiş bakalım ne bombalarla gelmiş gidelim görelim