bikaç saat önce son iki tercihimi 2 puanla kaçırdığımı öğrendim
en korktuğum şeylerden biriydi bunlar,belki arada uçurum olsa yani olamazmış zaten diyip geçebilirdim
ama 2 puanı gözümün önüne getirince 2 soruyu yanlış değil de boş bıraksam belki de kazanacaktım
olan oldu biliyorum keşke'lerle bir şey değişmeyecek bunun da farkındayım
ama esas sorun bundan sonrasında
2.tercihleri yapmak gibi bi planım yoktu çünkü zaten yerleşecek olsam ilkinde yerleşirdim
şimdi 2 puanla kaçırdığımı öğrenince acaba yapsam mı diye düşünmeye başladım
belki de ek kontenjanlar açılır kim bilir
bunu öğrendiğimden beri düşünüyorum yapsam olsa gitsem falan diye
hayal kuruyorum kısacası
sonunda ne istediğime karar verdim
ben normal bi hukuk fakültesinde okumak istemiyorum ki ben ankara hukuk'ta okumak istiyorum
biliyorum dersler,konular aynı ama bu benim sanırım hep içimde kalacak
8 tercih de bırakıp bu kadar yüksek puanla yerleşemediğimi duyanlar salak diyor bana
bence salak olanlar onlar
hayatımda hiçbir şeyi bu kadar çok istememiştim
ve ben eğer gülşah'sam hastalık,ölüm vs karışmadığı sürece buna kavuşmak için elimden geleni yapacağım
2009-2010 sezonundan pek bir şey hatırlamıyorum o kadar hızlı geçti ki
bu senede böyle olacak eminim ve yine kazanamazsam demek ki bunda da bir hayır varmış diyip başka yerleri yazacağım
ben sadece ilerde pişman olmamak için ideallerime ve kendime bir şans daha veriyorum
umarım bunu başarabilirim yarından itibaren çalışmaya başlıyorum
bu kadar dinlenme yeter :)
17 Ağustos 2010 Salı
16 Ağustos 2010 Pazartesi
olmadı..hiç bi yer mi?
yurdumun güzel insanları beni ve sinirlerimi çok zorluyor
neresi oldu sorularına verdiğim açık ve net cevapları anlamamakta inat ediyorlar
-hiç bi yer mi olmadı,nasıl yani hiç mi kazanamadın?
gülüp geçmeye çalışsam da başaramıyorum
benim alıştığım gibi onlar da alışacak çok da kötü olmadığına
bi sene kaybeden bi tek ben değilim ki ve en önemlisi puanı hiç bir yere tutmadığı için yerleşemeyenlerden değilim bu da bana ekstra güven veriyor
aklımı karıştıracak bir sürü olay yaşadım bu sene
4-5 ay gibi sürse de hala tam olarak etkisinden kurtulanamayan bir ilişki,aşırı değer verdiğim halde takılmadığım bana göre bir hiç uğruna biten arkadaşlık (arkadaşlıklar desem daha doğru olacak)
sürekli çalışmadığımı söyleyen bir anne
bu sene değişecek mi diye sorabilirsiniz ama gerekirse gözünün önünde çalışacağım
artık telefonla da çok işim yok
herkes üniversite de olduğu için arayıp çıkalım diyeceğim kimsem de olmayacak
kısacası çalışmam için gerekli her şey hazır
iş bana düşüyor sadece
yaşadığım üzüntülere,gözyaşlarına değmeli bazı şeyler
bir haftaya kadar başlamam lazım erteleme lüksüm de yok artık
bu arada dün gece dersane rehber öğretmenimle karşılaştım yerleşemediğimi öğrendiğimizden beri adam bana garip bakıyor buğulu buğulu :)
dün birden çok üzülüyorum dedi
başta anlamadım neye hocam dedim,gece uyanıyorum aklıma geliyorsun umutlanmanı engelleyemedim üzülüyorum dedi :)
kıyamam çok seviyorum onu abim gibi neyse işin iyi yönünden bakalım bi sene daha beraberiz
artık arkadaşım da olmadığına göre bütün gün odasındayım o da rahatça kovabilecek beni
bunlar da güzel yanları olan oldu üzülerek elime bir şey geçmeyecek
biraz da dinlenip beynimi boşaltıp başlıyorum çalışmalara
kolay olmayacağını biliyorum o yüzden başlamaya henüz cesaretim yok
umarım o cesaret bir an önce gelir...
neresi oldu sorularına verdiğim açık ve net cevapları anlamamakta inat ediyorlar
-hiç bi yer mi olmadı,nasıl yani hiç mi kazanamadın?
gülüp geçmeye çalışsam da başaramıyorum
benim alıştığım gibi onlar da alışacak çok da kötü olmadığına
bi sene kaybeden bi tek ben değilim ki ve en önemlisi puanı hiç bir yere tutmadığı için yerleşemeyenlerden değilim bu da bana ekstra güven veriyor
aklımı karıştıracak bir sürü olay yaşadım bu sene
4-5 ay gibi sürse de hala tam olarak etkisinden kurtulanamayan bir ilişki,aşırı değer verdiğim halde takılmadığım bana göre bir hiç uğruna biten arkadaşlık (arkadaşlıklar desem daha doğru olacak)
sürekli çalışmadığımı söyleyen bir anne
bu sene değişecek mi diye sorabilirsiniz ama gerekirse gözünün önünde çalışacağım
artık telefonla da çok işim yok
herkes üniversite de olduğu için arayıp çıkalım diyeceğim kimsem de olmayacak
kısacası çalışmam için gerekli her şey hazır
iş bana düşüyor sadece
yaşadığım üzüntülere,gözyaşlarına değmeli bazı şeyler
bir haftaya kadar başlamam lazım erteleme lüksüm de yok artık
bu arada dün gece dersane rehber öğretmenimle karşılaştım yerleşemediğimi öğrendiğimizden beri adam bana garip bakıyor buğulu buğulu :)
dün birden çok üzülüyorum dedi
başta anlamadım neye hocam dedim,gece uyanıyorum aklıma geliyorsun umutlanmanı engelleyemedim üzülüyorum dedi :)
kıyamam çok seviyorum onu abim gibi neyse işin iyi yönünden bakalım bi sene daha beraberiz
artık arkadaşım da olmadığına göre bütün gün odasındayım o da rahatça kovabilecek beni
bunlar da güzel yanları olan oldu üzülerek elime bir şey geçmeyecek
biraz da dinlenip beynimi boşaltıp başlıyorum çalışmalara
kolay olmayacağını biliyorum o yüzden başlamaya henüz cesaretim yok
umarım o cesaret bir an önce gelir...
15 Ağustos 2010 Pazar
ilk şoku atlatan ben bi sene daha burada olma fikrine alıştım ve sanırım mutluyum ( :p )
bununda güzel taraflarını bulmaya çalışıyorum
mesela babamla bi sene daha beraberim
mesela yemek yapmayı öğrenmem için bir senem daha var
herkes gittiği için daha rahat ders çalışabileceğim
bunlar zorla arayıp bulduğum iyi şeyler :)
dün dersane olayını da hallettim sayılır
eski dersaneme devam edecek gibiyim,tam olarak karar vermedim ama %95 öyle olacak
bana sağlayacaklarını söyledikleri imkanlar gerçekten çok güzel
haftaiçi gideceğim ama istediğim dersleri bir kez daha haftasonu da görebileceğim
sınıftaki öğrenci sayısı az olacak ve benim seviyeme uygun insanların olmasına özen gösterilecek
dersanenin bütün imkanlarından sonuna kadar yararlanacağım ve bi yandan da sözelden hazırlanacağım derece için,umarım başarabilirim
büyük ihtimal de ücretsiz gideceğim e durum böyle olunca da beklenti de hayli yüksek
kendi alanımda ilk 50 sözelde ilk 10 muş :)))
bende evet tabi dedim müdüre
nedir ki ilk 50?
11.435'den ilk 50ye geçişi hep beraber göreceğiz
sayısalcılara o kadar kızgınım ki ilerde hukukçu olduğumda dava açacağım tazminat davası
resmen hakkımızı yiyorlar
sende sözelcilerin hakkını yiyorsun diyebilirsiniz
ama hukuk olmazsa sözelden de tercih yapabilirim ve edebiyat öğretmenliği ortak alan kızmayın bana :)
dersane de 5 ekimde başlıyormuş
maraton tekrardan başlıyor anlayacağınız
eylül ayı gibi kısa bi depresyona girebilirim malum tercih ve okul dönemi
sonra buna da alışırım aklıma hep bu geldiğinde ideallerimi gözümün önüne getiriyorum
yapabilirim diye kendime çeşitli gazları verdikten sonra gülümsemeye başlıyorum :)
işte gelecek bir yılımın özeti böyle
mutlu pazarlar :)
bununda güzel taraflarını bulmaya çalışıyorum
mesela babamla bi sene daha beraberim
mesela yemek yapmayı öğrenmem için bir senem daha var
herkes gittiği için daha rahat ders çalışabileceğim
bunlar zorla arayıp bulduğum iyi şeyler :)
dün dersane olayını da hallettim sayılır
eski dersaneme devam edecek gibiyim,tam olarak karar vermedim ama %95 öyle olacak
bana sağlayacaklarını söyledikleri imkanlar gerçekten çok güzel
haftaiçi gideceğim ama istediğim dersleri bir kez daha haftasonu da görebileceğim
sınıftaki öğrenci sayısı az olacak ve benim seviyeme uygun insanların olmasına özen gösterilecek
dersanenin bütün imkanlarından sonuna kadar yararlanacağım ve bi yandan da sözelden hazırlanacağım derece için,umarım başarabilirim
büyük ihtimal de ücretsiz gideceğim e durum böyle olunca da beklenti de hayli yüksek
kendi alanımda ilk 50 sözelde ilk 10 muş :)))
bende evet tabi dedim müdüre
nedir ki ilk 50?
11.435'den ilk 50ye geçişi hep beraber göreceğiz
sayısalcılara o kadar kızgınım ki ilerde hukukçu olduğumda dava açacağım tazminat davası
resmen hakkımızı yiyorlar
sende sözelcilerin hakkını yiyorsun diyebilirsiniz
ama hukuk olmazsa sözelden de tercih yapabilirim ve edebiyat öğretmenliği ortak alan kızmayın bana :)
dersane de 5 ekimde başlıyormuş
maraton tekrardan başlıyor anlayacağınız
eylül ayı gibi kısa bi depresyona girebilirim malum tercih ve okul dönemi
sonra buna da alışırım aklıma hep bu geldiğinde ideallerimi gözümün önüne getiriyorum
yapabilirim diye kendime çeşitli gazları verdikten sonra gülümsemeye başlıyorum :)
işte gelecek bir yılımın özeti böyle
mutlu pazarlar :)
13 Ağustos 2010 Cuma
ey aşk 2
bugünkü yaşadığım şoktan sonra bu yazı çok saçma geliyor ama yine de hayattan kopmadığımı kendime göstermek istiyorum sanırım
hatırlarsanız 20 temmuz dolaylarında halamın yanına tatile gitmiştim ve orada biriyle tanışmıştım
zaten çocuktan fazlaca etkilenmiş olarak yaşadığım yere gelince herkese anlatmaya başladım yok şöyle tatlı böyle sempatik falan filan
ayvalık da ezgi'yle dolanırken birden ondan bahsetmeye başladım aradan zaman geçtiği ve aramızda hiçbir konuşma olmadığı için ilerde mahkeme salonunda karşılaşırız gibi türk filmi vari hayaller kuruyordum onunla ilgili
içkininde bana vermiş olduğu hakla ona mesaj attım tabi normal nasılsın gibilerinden
aman allah'ım sanki benim mesaj atmamı beklemiş yanlış hatırlamıyorsam o gece 6da yatmıştım
benim platonik aşkım da benden çok etkilenmiş
demesin mi biz birbirimize çok benziyoruz,sanki sen bensin bende senim
ben şoklardayım tabi gelen her mesajı 3-4 kez okuyorum
sonra bana deneyelim dedi mükemmel bir çift olurmuşuz birbirimizi anlıyormuşuz falan
ben düşünüyorum 20 gündür aklına gelmemişim bir mesaj attım olanlara bak her ne kadar pek inanmasam da yine etkilendim ve çok şaşırdım
kendimi tebrik ediyorum evet demedim!
tabi o zamanlar hukuka giderim görüşürüz mutlu mesut yaşarız diye düşünüyorum
biz o geceden beri konuşmaya başladık
her yazdığı mesajı önceden düşündüğümü fark ettim gerçekten çok garip bir duygu bu
sürekli 'aynen ya bende öyle diyecektim' cümlesini tekrar ediyoruz
şimdi yine konuşuyoruz ama ben olmayacağından eminim
hem artık konuşmayı daha fazla ilerlemeden ve bağlanmadan bitirmek istiyorum hem de kopamıyorum
o istanbul'da olacak yılda belki birkaç kez görüşeceğiz böyle bir ilişkiyi sanırım ne o ister ne de ben
anlayacağınız bu sınav benim ruh eşimi de götürmek üzere
belki de daha fazla ilerlemeden bitmesi en iyisi çünkü bi kafa karışıklığını daha kaldıramam bu yıl
aklımda sadece ders olmalı ki tam anlamıyla verimli olabileyim ama bende insanım ve elimde değil onu da düşünüyorum :(
of sınav yaktın beni ama bunun intikamını alacağım senden!
hatırlarsanız 20 temmuz dolaylarında halamın yanına tatile gitmiştim ve orada biriyle tanışmıştım
zaten çocuktan fazlaca etkilenmiş olarak yaşadığım yere gelince herkese anlatmaya başladım yok şöyle tatlı böyle sempatik falan filan
ayvalık da ezgi'yle dolanırken birden ondan bahsetmeye başladım aradan zaman geçtiği ve aramızda hiçbir konuşma olmadığı için ilerde mahkeme salonunda karşılaşırız gibi türk filmi vari hayaller kuruyordum onunla ilgili
içkininde bana vermiş olduğu hakla ona mesaj attım tabi normal nasılsın gibilerinden
aman allah'ım sanki benim mesaj atmamı beklemiş yanlış hatırlamıyorsam o gece 6da yatmıştım
benim platonik aşkım da benden çok etkilenmiş
demesin mi biz birbirimize çok benziyoruz,sanki sen bensin bende senim
ben şoklardayım tabi gelen her mesajı 3-4 kez okuyorum
sonra bana deneyelim dedi mükemmel bir çift olurmuşuz birbirimizi anlıyormuşuz falan
ben düşünüyorum 20 gündür aklına gelmemişim bir mesaj attım olanlara bak her ne kadar pek inanmasam da yine etkilendim ve çok şaşırdım
kendimi tebrik ediyorum evet demedim!
tabi o zamanlar hukuka giderim görüşürüz mutlu mesut yaşarız diye düşünüyorum
biz o geceden beri konuşmaya başladık
her yazdığı mesajı önceden düşündüğümü fark ettim gerçekten çok garip bir duygu bu
sürekli 'aynen ya bende öyle diyecektim' cümlesini tekrar ediyoruz
şimdi yine konuşuyoruz ama ben olmayacağından eminim
hem artık konuşmayı daha fazla ilerlemeden ve bağlanmadan bitirmek istiyorum hem de kopamıyorum
o istanbul'da olacak yılda belki birkaç kez görüşeceğiz böyle bir ilişkiyi sanırım ne o ister ne de ben
anlayacağınız bu sınav benim ruh eşimi de götürmek üzere
belki de daha fazla ilerlemeden bitmesi en iyisi çünkü bi kafa karışıklığını daha kaldıramam bu yıl
aklımda sadece ders olmalı ki tam anlamıyla verimli olabileyim ama bende insanım ve elimde değil onu da düşünüyorum :(
of sınav yaktın beni ama bunun intikamını alacağım senden!
sil baştan
olmadı...
şaka yapmıyorum bi kişi daha sorarsa girişeceğim 'söyle söyle neresi oldu şakanın sırası değil'
bu konuda şaka yapılır mı?
kendim başta olmak üzere ailem,arkadaşlarım hepimiz şok geçirdik
babam hala kurtulamamış şapşal şapşal bakıyor bana garibim
bende şaşırmadım desem yalan olur
her ne kadar böyle bir ihtimal olduğunu düşünsem de yine de içimden yok ya giderim diyordum
uzun süren ağlama krizlerinden sonra biraz daha iyiyim
çünkü ağlamak bi işe yaramıyor bir an önce önüme bakmalıyım
daha çok ve sistemli çalışmam lazım
artık dışarı çıkmalar olmayacak çünkü çıkacak kimsem yok herkes kazandı
ünal amca 2 kişiden biri kazanacak demişti o kazanamayan birinin ben olacağım aklıma gelmezdi
benden çok çok kötü dereceli insanların kazanmasına içerledim ama sonra kendi ideallerim geldi aklıma
ben hukuk olmazsa edebiyat ya da sınıf öğretmenliğine giderim diye bir düşünce içinde olmadım
hukuk olacak başka yolu yok pes etmeyi sevmiyorum
ayak parmaklarımdan başıma kadar her yerimi hırs bürüdü
seneye derece için çalışacağım
olmayabilir asla büyük konuşmuyorum ama 11binden 10bine düşersem bi işe yaramayacak
çalışmama lüksüm yok artık
bu gece kitaplarımı ayırıp yarın çalışmaya başlıyorum
tek sorunum dersane seçimi
umarım bu seçimde de hata yapmam
her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmek zorundayım bu son şansım çünkü
işte böyle baş ağrım ve ağlamaktan şişen yüzüm geçse daha mutlu olacağım
sizleri de hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm
genel olarak üzgünüm işte...
şaka yapmıyorum bi kişi daha sorarsa girişeceğim 'söyle söyle neresi oldu şakanın sırası değil'
bu konuda şaka yapılır mı?
kendim başta olmak üzere ailem,arkadaşlarım hepimiz şok geçirdik
babam hala kurtulamamış şapşal şapşal bakıyor bana garibim
bende şaşırmadım desem yalan olur
her ne kadar böyle bir ihtimal olduğunu düşünsem de yine de içimden yok ya giderim diyordum
uzun süren ağlama krizlerinden sonra biraz daha iyiyim
çünkü ağlamak bi işe yaramıyor bir an önce önüme bakmalıyım
daha çok ve sistemli çalışmam lazım
artık dışarı çıkmalar olmayacak çünkü çıkacak kimsem yok herkes kazandı
ünal amca 2 kişiden biri kazanacak demişti o kazanamayan birinin ben olacağım aklıma gelmezdi
benden çok çok kötü dereceli insanların kazanmasına içerledim ama sonra kendi ideallerim geldi aklıma
ben hukuk olmazsa edebiyat ya da sınıf öğretmenliğine giderim diye bir düşünce içinde olmadım
hukuk olacak başka yolu yok pes etmeyi sevmiyorum
ayak parmaklarımdan başıma kadar her yerimi hırs bürüdü
seneye derece için çalışacağım
olmayabilir asla büyük konuşmuyorum ama 11binden 10bine düşersem bi işe yaramayacak
çalışmama lüksüm yok artık
bu gece kitaplarımı ayırıp yarın çalışmaya başlıyorum
tek sorunum dersane seçimi
umarım bu seçimde de hata yapmam
her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmek zorundayım bu son şansım çünkü
işte böyle baş ağrım ve ağlamaktan şişen yüzüm geçse daha mutlu olacağım
sizleri de hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm
genel olarak üzgünüm işte...
12 Ağustos 2010 Perşembe
biten şeylerin ardından her ne kadar üzülsem de yeni başlangıçları düşünüp mutlu olmaya çalışıyorum
başarıyorum da sanırım
tatilim bitti daha doğrusu deniz ve kumla olan kısmı bitti
yaz ayının büyük bir kısmını geçirsek de bundan sonrası için daha farklı planlarım var
temel amacım kendimi geliştirmek
dil konusunda yeteneksizim özellikle de ingilizce kısmında
bunu tatilde daha iyi anladım
kendimi kara cahil gibi hissettim.4.sınftan beri ingilizce gören biri için vahim bir durumdayım...
tatilde anladığım bir başka husus ise ev işi,yemek konusunda ki beceriksizliğim
ezgi'yi gördükten sonra annemin beni ne kadar el bebek gül bebek yetiştirdiğini fark ettim
bir dolmanın içini bile dolduramıyorum.bunun ezikliğini de çok hissettim
bunlar ve yatağımı,evimi,ailemi özlemenin dışında çok güzel bir tatildi
hiç yalnız kalmadık sürekli bir koşuşturma,telaş çok eğlenceliydi
istediğim gibi olmasa da yine de yandım
güneşin altında o kadar oturmaya yanmasaydım kötü olurdu zaten :)
evime geldiğim an babamla sarılmamızın ardından adamceğizin ağlaması ben çok duygulandırdı
biz çok ayrılacağız bunu da anladım
sizinde anladığınız üzere tatil bana birçok şeyi öğretti
başka konularla başka yazılarda karşınızda olmak üzere hepinizi öpüyorum :)
başarıyorum da sanırım
tatilim bitti daha doğrusu deniz ve kumla olan kısmı bitti
yaz ayının büyük bir kısmını geçirsek de bundan sonrası için daha farklı planlarım var
temel amacım kendimi geliştirmek
dil konusunda yeteneksizim özellikle de ingilizce kısmında
bunu tatilde daha iyi anladım
kendimi kara cahil gibi hissettim.4.sınftan beri ingilizce gören biri için vahim bir durumdayım...
tatilde anladığım bir başka husus ise ev işi,yemek konusunda ki beceriksizliğim
ezgi'yi gördükten sonra annemin beni ne kadar el bebek gül bebek yetiştirdiğini fark ettim
bir dolmanın içini bile dolduramıyorum.bunun ezikliğini de çok hissettim
bunlar ve yatağımı,evimi,ailemi özlemenin dışında çok güzel bir tatildi
hiç yalnız kalmadık sürekli bir koşuşturma,telaş çok eğlenceliydi
istediğim gibi olmasa da yine de yandım
güneşin altında o kadar oturmaya yanmasaydım kötü olurdu zaten :)
evime geldiğim an babamla sarılmamızın ardından adamceğizin ağlaması ben çok duygulandırdı
biz çok ayrılacağız bunu da anladım
sizinde anladığınız üzere tatil bana birçok şeyi öğretti
başka konularla başka yazılarda karşınızda olmak üzere hepinizi öpüyorum :)
4 Ağustos 2010 Çarşamba
güzel güzel güzel
ayvalık sarımsaklı'dan bildiriyorum :)
tatilim daha sürmekte ama sizi de merakta bırakmak istemedim anladım ki size çok alışmışım yazmak rahatlatıyor bunu da fark ettim
gelelim tatileee
öncelikle 18 yıldır bu kadar sıcak bir yaz görmedim bunu söyleyebilirim
oturduğum yerde boncuk boncuk terliyorum
bilenler bilirler ayvalık'ın suyu çok soğuktur
geçen yıl 15 derece olan su bu sene 22-24 civarı su bile çok soğutmuyor bizi
ama yine de denizin dibinde olmak o tuzlu suyu hissetmek çok güzel bir şey
güneşlenmeyi çok seviyorum ezgi'nin bütün itirazlarına rağmen gölge de oturamıyorum ilerde umarım cilt kanserine yakalanmam
bronzluk hoş şey doğrusu :)
geldiğimin ertesi günü gossip diye bi bara gittik içerisi güzeldi 2'den sonra kalabalık gittikçe arttı
en son hatırladığım saçma sapan danslar ettiğim
etrafta kimseyi tanımamak acayip moral veriyor deli deli oynadım stres ettım azda olsa
sonra yaşadığımız yerdeki arkadaşlarımız geldi ege ve beyoğlu
2 gün bi motelde kaldılar
o kadar eğlenceliydi ki motelin önünde bi sürü garip resimler çekildik ikinci şubesini bizim orada açacağız karar verdik :)
insanın yanında arkadaşı olunca tatil daha eğlenceli geçiyormuş bunu bir kez daha anladım
en son macerayı da dün gece yaşadım
gondol sonrası uçuk çıkaran ben kamikazeye bindim!
aman allah'ım o nasıl bir şeydir böyle
ölüyorum sandım beyoğlu'yla beraber oturduk kolumu tut diyor ben kolun nerde diye bağırıyorum
zaten başlar başlamaz beni indirin diye bağırmaya başladım
ama beni duyan olmadı çünkü arka fonda serdar ortaç'ın müthiş bestesi mikrop çalıyordu :)
indiğimde bayıldım sanırım ayaklarım tutmuyordu çöktüm yere bütün millet bana bakıyor
sonra ege su almaya gitti elimi yüzümü yıkadım anca kendime geldim
size tavsiyem aklı olan binmesin uçuk tehlikesiyle karşı karşıyayım
yarında ablam geliyor yılmaz motel'de kalmaya :)
işte günlerim böyle geçiyor
denize git gel yemek ye dışarı çık gez dolaş iç konuş
o kadar basit ki her şey bu durumu özlemişim
bekleme zamanını böyle geçirmek gerçekten çok güzel
ne zaman döneceğim belli değil ezgi beni kovana kadar buradayım heralde :)
iyi dilekleriniz için hepinize teşekkürler unutulmamak güzel
görüşmek üzere :)
tatilim daha sürmekte ama sizi de merakta bırakmak istemedim anladım ki size çok alışmışım yazmak rahatlatıyor bunu da fark ettim
gelelim tatileee
öncelikle 18 yıldır bu kadar sıcak bir yaz görmedim bunu söyleyebilirim
oturduğum yerde boncuk boncuk terliyorum
bilenler bilirler ayvalık'ın suyu çok soğuktur
geçen yıl 15 derece olan su bu sene 22-24 civarı su bile çok soğutmuyor bizi
ama yine de denizin dibinde olmak o tuzlu suyu hissetmek çok güzel bir şey
güneşlenmeyi çok seviyorum ezgi'nin bütün itirazlarına rağmen gölge de oturamıyorum ilerde umarım cilt kanserine yakalanmam
bronzluk hoş şey doğrusu :)
geldiğimin ertesi günü gossip diye bi bara gittik içerisi güzeldi 2'den sonra kalabalık gittikçe arttı
en son hatırladığım saçma sapan danslar ettiğim
etrafta kimseyi tanımamak acayip moral veriyor deli deli oynadım stres ettım azda olsa
sonra yaşadığımız yerdeki arkadaşlarımız geldi ege ve beyoğlu
2 gün bi motelde kaldılar
o kadar eğlenceliydi ki motelin önünde bi sürü garip resimler çekildik ikinci şubesini bizim orada açacağız karar verdik :)
insanın yanında arkadaşı olunca tatil daha eğlenceli geçiyormuş bunu bir kez daha anladım
en son macerayı da dün gece yaşadım
gondol sonrası uçuk çıkaran ben kamikazeye bindim!
aman allah'ım o nasıl bir şeydir böyle
ölüyorum sandım beyoğlu'yla beraber oturduk kolumu tut diyor ben kolun nerde diye bağırıyorum
zaten başlar başlamaz beni indirin diye bağırmaya başladım
ama beni duyan olmadı çünkü arka fonda serdar ortaç'ın müthiş bestesi mikrop çalıyordu :)
indiğimde bayıldım sanırım ayaklarım tutmuyordu çöktüm yere bütün millet bana bakıyor
sonra ege su almaya gitti elimi yüzümü yıkadım anca kendime geldim
size tavsiyem aklı olan binmesin uçuk tehlikesiyle karşı karşıyayım
yarında ablam geliyor yılmaz motel'de kalmaya :)
işte günlerim böyle geçiyor
denize git gel yemek ye dışarı çık gez dolaş iç konuş
o kadar basit ki her şey bu durumu özlemişim
bekleme zamanını böyle geçirmek gerçekten çok güzel
ne zaman döneceğim belli değil ezgi beni kovana kadar buradayım heralde :)
iyi dilekleriniz için hepinize teşekkürler unutulmamak güzel
görüşmek üzere :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


