30 Ağustos 2010 Pazartesi

bazen verdiğim kararların arkasında duramıyorum
aslında kararlardan eminim ama sonuçları karşısında başka tepkiler veriyorum
en basiti dersane seçimi
eski dersaneme devam ettiğim için mutluyum orası benim ailem gibi bunun en önemli sebebi de abim olarak gördüğüm rehber öğretmenim
daha derslere başlamadık ama ben bu kararımdan pişman olacağımı sanmıyorum
ama diğer dersanelerdeki öğretmenlere bu kararımı açıklayamıyorum
utanıyorum sanırım ya da çekiniyorum
nedense bu hayat benim hayatım karar da benim kararım ama karşılaşmamaya özen gösteriyorum anlayamadım garip :S

bugün bi arkadaşla görüştüm çok samimi değildik ama kız hep zor zamanlarınmda elinden geldiğince yanımda olmaya çalışmıştı özellikle sınav döneminde,şimdi de benim onun yanında olmam gerekiyordu çünkü o zor günler geçiriyor
2 yaş küçük benden ve sınıf arkadaşımla sevgiliydiler sanırım 1.5 yıldır
sevgili arkadaşım soğudum diyerek ayrılmış kızdan
aynı kelime bana da söylenmişti ne kadar acı verdiğini en iyi bilenlerden biriyim
ben ağladım sayılır o ağlamadı keşke bende o kadar güçlü olsaydım
ayrılalı 4 gün olmuş o bahsetmiyor benim 8 ay oldu çenem maşallah susmadı
niye bu kadar çok konuşuyorum ?
insanlar ya mutluyken çok konuşur ya da üzgünken ama ben hep çok konuşuyorum
böyle giderse kimse beni dinlemeyecek
en azından yazıyorum bu bile rahatlatıyor beni
uzun lafın kısası iyi ki varsınız :)

29 Ağustos 2010 Pazar

uzuuun ara bitti

bendis'in de ayrılığı bu kadar olur 2 gün :)
insan günlüğünü hiç bırakır mı?
agresif,sinirli,mutsuz ya da umutsuz olabilirim ama bunlarda benim hissettiğim duygular ne olursa olsun paylaşacağım
bu aralar ki tek isteğim evdeki temizliğin bitmesi
çok pis biri sayılmam yani belirli takıntılarımında olduğunu düşünürsek temizliğe önem veririm ama bu temizliği ben yapacaksam nefret ediyorum
her yer darmadağınık anneme yardım etmezsem vicdanım rahat etmiyor yazık kadında bel fıtığı var ama bu tür durumlarda hiç bana göre değil
sanırım bu durumda da suçlu annem bizi böyle yetiştirdi ne yapalım :)
biraz da beceriksiz olunca işler daha kötü oluyor ama tahminimce bikaç güne bitecek ve bende düzenime kavuşacağım sonra gelsin matematik gitsin geometri :p

2 gündür biraz gergindim elimden olmasa da ağzımdan bi kaza çıkacak diye çok korktum çünkü çoğu zaman düşünmeden konuşuyorum bu da en sevmediğim huyum
dün -ciğim ve sevgilisiyle D.lerin cafesinde karşılaştık beni görünce cafeden çıktılar
yazık ya gerçekten onlara acıyorum geçen gün annemin baskısıyla -ciğim'e yazdım
annemin baskısı diyorum çünkü o ısrar etti hala ondan bahsederken üzülüyormuşum bence yazmalıymışım ya da konuşmalıyışım peki ya sonuç cevap vermedi bilgisayarın başında değilmiş
inanıyor muyum peki?kesinlikle hayır :)

ve son günlerdeki isteklerimden biri akıcı ingilizce konuşmak ve anlamak
dizi ve filmleri alt yazılı izlemeye başladım kulağa o kadar hoş geliyor ki
üniversitede hazırlık okumayı düşünmüyorum çünkü ingilizcenin hukuka bi faydası olmuyor
belki ilerde param olursa (hakim olacağım olsun bi zahmet!) yurtdışında dil kursuna gitmek istiyorum
umarım olur :)
2 günümün özeti böyleydi işte hepimize mutlu haftalar diliyorum

27 Ağustos 2010 Cuma

bugün ablam geldi eskişehir'den yaz okulu bitmiş
kız 2 yıldır tatil yapamıyor yaz okullarından garibim
her ne kadar düzenim bozulsa da seviyorum ablamın gelişlerini
ilk gidişinde off evde yas vardı resmen babam hüngür hüngür ağlıyordu bende adamı öyle görünce dayanamıyordum şimdi ise gülüyorum ne kadar komik geliyor
ama babamın o zamanlarını asla unutmayacağım balık burcu duygusal kıyamam :)
ablamdan bahsetmişken resmimizi eklemeden geçemeyeceğim
bu seneki yaz tatilinden ben öcü gibiyim ama olsun doğal en azından :)

can sıkıntımı geçirecek bir şeyler hala bulamadım
blogumu günlük olarak benimsediğim için sanki geçmiş zamanlardan bahsetmem hataymış gibi geliyor
hatırlamadığımdan değil anılarımı o kadar net hatırlıyorum ama yazamıyorum
ben bir zamanlar şöyle yapmıştım hey gidi günler hey demeyi çok isterdim
ama geçmişte yaptığım her şey pişmanlıklarla dolu benim için
sanırım o yüzden bahsedemiyorum
akıcı,uzun yazılar yazamadığım içinde kusura bakmayın :)
bi süre yazı yazmayabilirim kendinize iyi bakın...

26 Ağustos 2010 Perşembe

bu başladığım 7.yazı
yazıp yazıp siliyorum yine tam olarak kendimi ifade edemiyorum
o kadar büyük bi boşluk yaşıyorum ki kapatamıyorum
sınavdan bahsetmekten gerçekten bıktım 193.yazımı yazıyorum ve eminim 190'u sınavla ilgilidir
sonra da sınav hayatımı nasıl bu kadar ele geçirir diye kızıyorum
sorun sınavda değil sorun bende,her şeyin değişeceğine o kadar hazırlamıştım ki bilmem ne hukuk fakültesini kazandığımız zaman tüy gibi hafifleyecektim
bütün sorunlarım bitecekti,bunun bahane olduğunu yeni yeni anlıyorum
ben sınavı kazanmadan da mutlu olabilirim evet yapabilirim bunu
kimseye sinir olmadan yaşayabilirim taze fasülye yapmayı bile öğrenebilirim,makarnayı bile yakmayabilirim
illa ki bunları öğrenmem için kazanmam gerekmiyor
kazanamadım diye etrafımdakilere bağırıp çağırmamı da gerektirmiyor
bazı dış faktörler vardı bunu inkar edemem ama esas sorun bendeydi
ve ben kendimdeki bazı özellikleri değiştirmediğim sürece bu sene de mutsuz olacağım ve sonraki senelerde de
ilk önce bu sorunu çözmem gerekiyor ve sonra da etrafımdakileri azarlamamam :)
hiçbir şeyden mutlu olmayan,sorunlu,uyuntu bi kız olmak istemiyorum
istediklerimi biliyorum ama bunları nasıl yapacağımı pek bilmiyorum
işte burdan sonra tıkanıyorum bana kendimden başka kim yardım edebilir bilen var mı?

24 Ağustos 2010 Salı

amanın

uzun zamandan sonra ilk testimi dün çözdüm
üzerinden yıllar geçmedi farkındayım ama sınavı kazanacağıma o kadar hazırlanmışım ki kendimi ilk soruyu çözdüğümde şıkkı nasıl işaretleyeceğime karar veremedim
bi yuvarlak içine aldım sonra sildim eğik çizgi yaptım saçmaladım yani :)
ve yalnızca 20 soruya kadar dayanabildim,sandalye rahatsız geldi
sonra sıcak bastı konsantre olamadım kalktım sonra
bu durum beni korkutmadı desem yalan olur ama bunu da aşabilirim
sevindiğim tek şey hemen hemen bütün konuları hatırlıyorum
ilk haftam alışma süreci olacak gibime geliyor
alıştıktan sonra her şey daha kolay olacak

dışarı çıkmaya başladım yine
evde dur dur bi yere kadar zaten bana göre değil
insanlara kulaklarımı tıkayabilirim zaten dünyanın sonu da değil
ağustos da bitmek üzere olduğuna göre bi aydan daha az kaldı herkesin gitmesine
sonra düzenime kavuşacağım
belirsizlik kadar canımı sıkan başka bir şey yok
belirsizliğin gitmesine de az kaldığı için hayatımda başka sorun kalmayacak
böyle işte bendis mutlu olmaya çalışarak evinden bildirdi :)

21 Ağustos 2010 Cumartesi

ben başarısızım!

kendimi dizi,film izlemeye ve üzüm yemeye vermiş bulnuyorum
iyi haber nasıl olduysa 2 kilo vermişim!
kötü haber tanıdığım bütün akrabalarımda şeker hastalığı olduğu için bende de olma olasılığı yüksek bu yüzden şeker komasına girebilirim

kendimi insanlardan soyutlamaya başladım farkında olmadan
sanırım onlara dert anlatmak yoruldum
her gördüğüm insana başarısız birisi olmadığımı anlatıp duruyorum aslında şöyleydi böyleydi aynı cümleleri kurmaktan bıktım
evet ben başarısızım oh be!

dün dersaneye yazılmaya giderken ablamın eski öğretmenini gördük ailecek tanışırız
eşler yalnızca çocuklarını överler,çocuklarını bizlerle kıyaslarlar ve biz her zaman tembel ve başarısız olarak kalırız
benim yerleşemediğimi duyunca babamın yanına gitmiş
niye bana danışmadınız,çok hata yaptınız falan demiş
dün birden karşımıza çıkınca kaçamadık adamdan
hemen söze başladı
-hayırlı olsun diyeceğim ama bunda ben pek hayır görmüyorum,sen seneye bu puanı hayatta alamazsın
ne varmış hukukta benim yiğenim de sana benzer bi puan almıştı pdr'ye gitti şu an çok mutsuz ama güzel bi bölüm keşke sende gitseydin (kendi içindeki çelişkiye bak,ben de mutsuz olacağım oldu!)
adama ben mutluyum diyorum,eminim mutlusundur diyor gülerek
bu benim tercihim gerizekalı diye bağırmak geldi içimden
yapabilirim diyorum ama anlamıyor
bunu başarabilirim ki o zaman dert anlatığım herkes bunun doğru olduğunu görecek
artık gerçekten çok ama çok sıkıldım
yeni bir şeyler olsun ve gündem değişsin lütfen :(

20 Ağustos 2010 Cuma

can sıkıntısından kendime abuk sabuk sorular sormaya başladım
shutter island'ın da bunda bir etkisi var tabi
film hiç tahmin etmediğim bir sonla bitti

düşünüyorum mesela ben bi akıl hastası olsam bunun farkında olur muyum?
ya da savunma mekanizmasına girip kendimi olmak istediğim biri haline mi getiririm?
hiçbir mantıklı sebebi olmadığını bildiğim halde tuhaf sorulara anlamsız cevaplar arıyorum

keşke uğraşacak bir şeylerim olsa
hayatımdan gidenlerin yarattığı boşluğu dolduracak bir şeyler gelse
mesela bu kadar çok düşünmesem,yesem içsem ders çalışsam
hayatım bundan ibaret olsa, o zaman düşünecek çok bir şey de olmaz
basitçe yaşarım şu bir yılı
kendimi hep bu senenin beni,düşüncelerimi değiştireceğine hazırlamıştım
aslında bi sonuç beni değiştirmemeli 13 ağustos günü tc'mi yazdığımda hiçbir yüksek öğrenim kurumunu kazanamadınız yazısı yerine bilmem ne üniversitesi hukuk fakültesi'ni kazandınız yazısını görsem bambaşka bi bendis haline mi geleceğim?
hiç sanmıyorum
çünkü benim temel sorunum,yaşadıklarımdan ders almamak

anılarımı seviyorum bana acı veren anılarımı sevmeye hala devam ediyorum
belki de tarih takıntım buradan başladı,her şeyi hafızama o kadar kazıdım ki hiçbirini hiçbir ayrıntıyı unutmak istemiyorum
telefonumda 2006 yılına ait mesajları hala saklıyorum
-ciğimle 6 aydır tek kelime konuşmamamıza rağmen facebooktaki albümlerimde hala ikimizin olduğu bi sürü resmim var
kaldırmaya,silmeye kıyamıyorum ki
bana ne yaparlarsa yapsınlar onları düşündüğümde ne sinir oluyorum ne de kızıyorum sadece üzülüyorum
e durum böyle olunca hep başa dönüyorum
son yıllarda hiç yeni bir şey yaşamadım
olaylar aynı sadece insanlar değişiyor
bakalım bu sefil durum daha ne zamana kadar devam edecek ?