23 Ekim 2010 Cumartesi

havaya girmek ya da girememek

yıllardır deyimlerle atasözlerini görüyorum ama oldum olası deyimlerle atasözlerini karıştırıyorum
sanırım bu sefer şeytanın bacağını kıracağım (bkz : deyim )
tabi yazıyı yazma amacım bu değil
artık yazı yazarken zorlanıyorum çünkü gerçekten ne yazacağıma karar veremiyorum
eskiden okula giderken yani her gün bi olay oluyordu
öyle bi sınıfta eğitim görüyorduk ki bi gün çok iyi dost olduğun insan yarın seni yarı yolda bırakabilir,eski sevgilin en yakın arkadaşınla çıkabilir vs vs.
durum böyleyken yazılacak konu da bol oluyordu
şimdi ise yaşadıklarıma bakıyorum ki o kadar sade,tek düze
sabah 08.08 de kalkıyorum dersaneye gidiyorum geliyorum bi bakıyorum akşam olmuş
diyorum ne yaptım bugün de bu kadar çabuk geçti
cevap hiç

bunu sağ olsun rehber öğretmenim sık sık tekrarlıyor
daha önceden bahsetmiştim dersaneme devam etme nedenlerimden en büyüğü kendisi olur diye
dün deneme sınavından sonra biraz konuştuk
sonuç güzel 1.yim ama puan 407 geçen yılki esas sınavda zaten 421 almıştım
gelen cevap ise daha kötü
-sen havaya giremedin daha boş boş şeylerle uğraşıyorsun,derste kiminle oturuyorsun?
-alper'le
-neden?çünkü eğlence daha cazip geliyor değil mi?

yani aslına bakarsanız öğretmenin haklı,zaten şimdiye kadar hep haklı olmuştur
o sıraya oturduğumdan beri derste çıkardığım kelime sayısında %1000 artış oldu
hocaların ters bakışlarına bile maruz kalmaya başladım
madem bunun farkındayım
niye devam ediyorum değil mi?
kendime engel olamıyorum gibi komik bi cümle kurmayacağım,çünkü kendime engel olabilirim
ama orada gerçekten eğleniyorum
ama benim bi sene daha kalma amacım eğlenme değil seneye daha büyük eğlenceleri bu yüzden kaçırmaya hiç mi hiç niyetim yok
o yüzden artık havaya giriyorum
bazı şeyleri kelimelere dökemesem de boş boş şeylerle uğraşmaktan da vazgeçiyorum
o halde hepimize kolay gelsin :)

20 Ekim 2010 Çarşamba

bir şeylerde sorun var?

bi yerlerde yanlış yapıyorum
ama nerede?

çok yemek yemeye başladım
doğal olarak kilo alıyorum
geceleri yattıktan en az 3 saat sonra uyumaya başlıyorum
rüya göremiyorum, gördüğüm nadir zamanlarda da korkup sıçrıyorum
aptal aptal şeyleri önemseyip kendime hırs belliyorum (bkz : dersanenin ön sırasını kapma yarışı :S )

her şeye yanlış cevap veriyorum
yağmur yağdığı için dersanenin tatil olduğunu söyleyen arkadaşıma inanıyorum
tam evden çıkarken çıkmaktan vazgeçiyorum
bir şeylerin hata olduğunu bile bile yapmaya devam ediyorum
ve en önemlisi bu aralar çok özlüyorum


.

17 Ekim 2010 Pazar

eskiler :)

bu aralar kendime ait fazla fotoğraf ekliyorum farkındayım
ama bugünkü ekleyeceklerim biraz daha farklı
dün gece ablam ve arkadaşıyla biraz nostalji yaptık ve doğum öncesi fotoğraflardan başlayarak bugüne kadar geldik
bikaç yaşlarındayken fotoğraf makinamız yoktu
ama annem sağ olsun kendi büyümemizi görebilmemiz için her yaş günümüzde fotoğraflar çekip saklamış
uzun zamandan sonra görünce çok şaşırdım
keşke öyle kalabilseydik ama ne yazık ki bu mümkün değil
sizlerin de görmesi için 2 resim ekleyeceğim

ben 2 yaşındayım,ablam 4 :)
yani soldaki korkmuş vaziyette olan benim,ablam yine bir şeylerin peşinde :)
her ne kadar erkek çocuğu gibi gözüküyor olsam da altımdaki etek cinsiyetimi belli ediyor
bu fotoğrafı seviyorum :)


sıradaki resmimizde az da olsa günün anlam ve önemini belirtiyor
ezgi'm bugün üniversiteye gidiyor
geçen hafta başladı ama yakın olduğu için hemen geldi
bu sefer ki biraz daha uzun sürecek
alışmam lazım zaten bi yıl böyle geçecek
hep diyorum ezgi 13 yıllık arkadaşım diye,bu resimde arkadaşlığımızın temellerinin atıldığı anasınıfına ait
okulun son günü yıl 1998
hey gidi günler hey ne çabuk geçmiş de büyümüşüz
ben kendimi şu anki halime benzetemesem de soldaki ezgi,sağdaki benim
ayakkabı ve çoraplara dikkatinizi çekmek istiyorum :)

16 Ekim 2010 Cumartesi

mim mim mim :)

pek sevgili Lilja Saaga beni mimlemiş ona buradan teşekkürlerimi sunuyorum
e yapmadan olmaz sanırım :)

konu şu : sıkıntılarımdan uzaklaşacak bi tatile gidecekmişim arabam ve arabamda son ses çalan şarkı ne olurmuş
çok güzel bi mim,çok güzel diyorum çünkü daha önce hiç böyle bir şeyi düşünmemiştim
kendi arabanla,herkesi ardında bırakarak gidiyorsun e müzik de son ses kıskananlar çatlasın :)

gelelim arabamaaa
                                        
                                         1962 model mercedes

çalan şarkı da ozan doğulu'nun albümünden bi şarkı olmalı
o zaman 'sen mutlu ol yeter'

Bir gün olsun gülmesem                                    İnim inim inlesem
Hep ağlasam da olur                                        Acı çeksem de olur
Karanlığın içinde                                              Benim için fark etmez
Yalnız kalsam ne olur                                       Sen mutlu ol ne olur


bende bu mimi ; beni okuyan herkese gönderiyorum :)

15 Ekim 2010 Cuma

babamı gerçekten çok seviyorum
dışardan görenler kamyon ya da tır şoförüne benzetiyorlar
suratı hep asık,bunu adliyede çalışmasına bağlasa da bence doğarken de böyle doğdu :)
ama gel gelelim mizacıyla hiç örtüşmeyen bi yapıya sahip
bunun sebebi bence balık burcu olması ve benim gibi bi kıza sahip olması :)

evin tek oğlu olan babacığım oldukça kıskançmış
halalarıma vakti zamanında bayağı bi kök söktürmüş ama biza kıyamıyor bu tavrı da benim çok hoşuma gidiyor
2 yıl önce ablam ameliyat olacaktı 2 tane erkek arkadaşı çıkıp geldi geçmiş olsun'a
uzun yoldan geldikleri için gidin de diyemedi bizde kalmışlardı
o zaman babamdan böyle bir tepki görmemiştim
2 gün boyunca gülüp durdum
bu olayı arkadaşlarıma anlattığımda şok olmuşlardı
-yok artık senin baban mı
heralde hemen hemen herkesten bunun gibi yorumlar aldım

bu yazıyı yazmamın sebebi de ablam bu akşam yola çıkıyor yine bi erkek arkadaşıyla
babamsa yarın mangal mı yaksak acaba diye düşünüyor
babam bize bu kadar güvendiği için onu seviyorum
umarım babamın güvenini hiçbir zaman boşa çıkarmayız

14 Ekim 2010 Perşembe

şimdiye kadar ya hayatımı derinden etkileyen sınavdan ya da kalbimin kırıklıklarından bahsettim
şu an ki hissettiğim şey biraz daha yeni : özlem

dersanenin 2.haftasındayız,hocalarım dışında her şey yeni
sınıfım,sıram,arkadaşlarım,ortamım,çevrem vs
bugün fark ettim yeni gelenleri gidenlerle kıyaslıyorum ve onlara eskilerden bi parça yüklüyorum

D.'nin sümükadamı benim çok yakın arkadaşımdı
-dı diyorum artık değil ne yazık ki
neden ne yazık ki dediğimi de bilmiyorum böyle olmasını ben istedim aslında
tamam onunda bunun olmaması için pek çaba sarf ettiği söylenemez ama ne bileyim üzülüyorum yine de

cengizle aramızdaki ilişki biraz farklıydı,ne zaman ihtiyacı olsa yanındaydım
benim deyimimle o beni kullanıyordu,onun deyimiyle ise ben yardımseverdim
onun için bir şeyleri yaparken hiç tereddütte kalmadım,o benim arkadaşımdı elimden ne gelirse yapardım en önemlisi seviyordum onu değerliydi benim için
ama benim canım arkadaşım benim zor zamanlarımda hiç yanımda olmadı
olma zorunluluğu tabi ki yoktu
ama olmasını isterdim,her ne kadar artık konuşmasak da istiyorum hala

bunları bana düşündüren sebep ise sınıftaki bi arkadaş
ona cengiz gibi davrandığımı fark ettim,hareketleri de benziyordu
ben cengize hiç kızamazdım,ne kadar öfkelide olsam bi gülüşüyle yumuşardım ki çoğu zaman annesi gibi davrandırdım
bugün o arkadaş 'bendis,testleri alıp sırama bırakır mısın' dediğinde anladım cengizi özlediğimi
onun testlerini hep ben alırdım,ödevlerini yapması için baskı yapardım,erken kalkması gerektiği günler ben de erken kalkardım yapardım işte
bugün o çocukla konuşurken birden tokat attım
neydi şimdi bu dedi cevap veremedim,gerçekten bi sebebi yoktu aslında o tokatı ben cengiz'e atmak istemiştim
keşke yanımda olsaydı da atsaydım,hala çok öfkeliyim ona ama bir yanımda boşver diyor
cengiz'i özlemek mi yoksa yanımda olması mı hangisi daha iyi bilmiyorum
tek bildiğim onu özlüyorum

NOT : evet fotoğraftakiler biziz,doğumgünümde çekilmiştik ikimizinde en sevdiği fotoğraflardan biri :)

12 Ekim 2010 Salı

her şeyi bilen ben

bugün uzun zamandan beri yapmadığım bir şeyi yaptım
yağmur sesini dinleyerek uyudum,bu uyku belki 15 dakika sürdü ama yine de o kadar huzur vericiydi ki
hep yağmur yağsın,altında gezineyim ama sadece saçım ıslansın
öyle bahtsızım ki hep elimde bir şeyler varken yağmura yakalanıyorum bu yüzden de hiç zevk alamıyorum

bi başka olayda dersaneye iyice alıştım
sabah kalkarken mutlu uyanıyorum,çünkü yapacak bir şeylerim var bunu bilmek hoşuma gidiyor
boşuna yaşamıyormuşum gibi geliyor,bir şeylere sahip olmak için çaba sarf ediyorum bu bile biçok şeye değer bence

dersaneye alıştım ama yine de sıkılabiliyorum,sınıfımız kalabalık tamam benden başka 3 kişi dışında hiç kimse konuşmuyor ama yine de dersler verimli geçmiyor bana göre
mesela bugün geometri dersindeki en basit konuyu 2 saat işlemek zorunda kaldık
hocaya ayıp olmasın diye gözünün içine bakıyorum
durum böyle olunca düşünüyorum acaba kendimi bir şey mi sanıyorum diye,belki de kötülerin arasında iyiyim
geçen yıl ben biliyorum havalarına girme gafletinde bulundum sonuç belli :)
o yüzden her şeyi temelden almam lazım ama alamıyorum
almam gerektiğini biliyorum ama içten gelen o ses her şeyi mahvediyor
belki de ilk haftalar diye böyledir,konular ilerledikçe ve işin içine biraz da rekabet girince her şey daha güzel olacak biliyorum

benden bugünlük bu kadar gidip çözmem gereken doğruda açı ve temel kavramlar testlerim var en kısa zamanda görüşmek dileğiyle :)