basketbolu seviyorum
atamazsın diye bağırmayı,faul atışlarında şans işareti yapmayı,sayı atışlarında gözlerimi kapayıp arkadaşımı cimcirmeyi seviyorum :)
bugün tam anlamıyla şok geçirdim
doğruyu söylemek gerekirse takımımıza pek güvenmiyordum
arkadaşlarımla birlikte vakit geçirmek için maçı izlemeye gittim
ama gerçekten çok zevkli,çekişmeli bir maçtı
yarında yeneceğimize pek inanmıyorum :P
bu kadar keyifli zaman geçirmemi sağladığı için takımımıza teşekkür ediyorum (bkz : bencillik )
madem türkiye'de meydana gelen olaylardan bahsederek yazıya başladım öyle de bitireyim
ilk ve büyük ihtimal son olarak insanları ilgilendiren konular hakkında fikirlerimi söyleyeceğim
sonra yine eski halime dönerim
yarın malumunuz referandum var
ve ben ilk defa oy kullanacağım heyecanım daha fazla :)
şaka bi yana seçimde çıkacak sonu az çok belli ama bu sonuç benim ileriki yaşamımı çok etkileyecek
maddelerden az çok haberdarım 26sı gerçekten çok güzel ama ben yinede 'hayır' taraftarıyım
eğer 'evet' çıkarsa ben hakim olma hayallerime çok büyük ihtimal veda edeceğim
umarım hakkımızda hayırlısı olur her açıdan
belki de hakimlik mesleğini sevmeyeceğim kim bilir (bkz : kendini kandırma )
anlayacağınız bilemiyorum
umarım yarın her şey çok çok çok güzel olur
hepimize mutlu pazarlar diliyorum :)
12 Eylül 2010 Pazar
10 Eylül 2010 Cuma
bütün blog camiasının bayramını kutluyorum
umarım hepiniz güzel bayramlar geçiriyorsunuzdur
bana hiç bayram gibi gelmiyor bunun en önemli sebebi de mevsimin yaz olması
hiç bu mevsime denk gelmemiştim haliyle kendimi garip hissediyorum
zaten klişe olacak ama gerçekten eski bayramların tadı yok
belki de birlik beraberlik olmayaşındandır
hatıralarımın canlanması dışında bayram bana bir şey ifade etmiyor
umarım hepiniz güzel bayramlar geçiriyorsunuzdur
bana hiç bayram gibi gelmiyor bunun en önemli sebebi de mevsimin yaz olması
hiç bu mevsime denk gelmemiştim haliyle kendimi garip hissediyorum
zaten klişe olacak ama gerçekten eski bayramların tadı yok
belki de birlik beraberlik olmayaşındandır
hatıralarımın canlanması dışında bayram bana bir şey ifade etmiyor
bazı hatıralar ise acı veriyor o yüzden aklımı başka yerlere vermeye çalışıyorum
saçlarımdan başka aklıma takılan son şey dil geliştirmek
bikaç siteye üye oldum ama kendi kendime olmuyor konuşmak için arkadaş aramaya başladım
ama google bana başka arkadaşlık siteleri öneriyor
gerçekten tanımadığım bi insanla günde 1 saat konuşmanın bana iyi geleceğini hissediyorum
bi de yabancı olursa daha iyi olacak çünkü malumunuz türkler konuyu biraz çarpıtıyor bende türk'üm bende çarpıtabilirim amacım sadece dil öğrenmek :)
aklınızda bulunsun eğer böyle birini tanıyorsanız bendis burada bekliyor olacak :)
9 Eylül 2010 Perşembe
dün gece can sıkıntısından 2009 yılı günlüğümü okudum bu günlerden başlayarak yıl sonuna kadar
bu günlüğü piyasaya sürmeye karar verdim
ibret alınası bi hali var çünkü :)
insanlar bundan faydalanmalı acınası bi halim var ama yine de hoşuma gitti
çünkü son zamanlara doğru geriye doğru giden bir halim vardı
okudukça sinir oldum beni üzen,hiçe sayan insanları neden yeniden hayatımda isteyeyim ki?
ve daha önemlisi niye bunun için çaba harcıyım?
sanırım biraz değişiyorum en azından artık kendime saygım var
her insan bencildir ama ben bunu bastırmaya çalıştım hep sanki insan kendisine değer veremezmiş gibi algıladım
ama artık buna bi son veriyorum
vereceğime inanıyorum artık
gerçekten sorun bendeymiş bi insan sırf karşısından 'seni seviyorum'u duymak için bu 2 kelimeyi söyler mi ?
söylermiş ama söylememeliymiş
bu arada D.yi bazı konularda çok iyi dinlemem gerektiğini anladım
o an insana hata gelen şey ilerde iyi şeylere sebep olabiliyormuş
belki Bendis 2009 sizlere yararlı gelmeyebilir ama bana o kadar iyi geldi ki
günlük tutmak gerçekten çok güzel bir şey
hem insanı rahatlatıyor hem de hayattan ders almasını sağlıyor
o yüzden yazmaya devam edeceğim belki bir gün gerçekten kitap yaparım kim bilir :)
bu günlüğü piyasaya sürmeye karar verdim
ibret alınası bi hali var çünkü :)
insanlar bundan faydalanmalı acınası bi halim var ama yine de hoşuma gitti
çünkü son zamanlara doğru geriye doğru giden bir halim vardı
okudukça sinir oldum beni üzen,hiçe sayan insanları neden yeniden hayatımda isteyeyim ki?
ve daha önemlisi niye bunun için çaba harcıyım?
sanırım biraz değişiyorum en azından artık kendime saygım var
her insan bencildir ama ben bunu bastırmaya çalıştım hep sanki insan kendisine değer veremezmiş gibi algıladım
ama artık buna bi son veriyorum
vereceğime inanıyorum artık
gerçekten sorun bendeymiş bi insan sırf karşısından 'seni seviyorum'u duymak için bu 2 kelimeyi söyler mi ?
söylermiş ama söylememeliymiş
bu arada D.yi bazı konularda çok iyi dinlemem gerektiğini anladım
o an insana hata gelen şey ilerde iyi şeylere sebep olabiliyormuş
belki Bendis 2009 sizlere yararlı gelmeyebilir ama bana o kadar iyi geldi ki
günlük tutmak gerçekten çok güzel bir şey
hem insanı rahatlatıyor hem de hayattan ders almasını sağlıyor
o yüzden yazmaya devam edeceğim belki bir gün gerçekten kitap yaparım kim bilir :)
7 Eylül 2010 Salı
yaptııııııııııııımmm
ne mi yaptım ?
değişiklik yaptım :)
bunalımda olan bi insanın değişiklik yapacağı yer bellidir sanırım : saçları
D.nin ve ablamın baskısına dayanamayarak zor cesaret edebileceğim bir modele kestirdim
kaba tabirle oğlan çocuğu gibi oldum
gelen ilk gelen yorumlar çok olumlu
sadece 2 arkdaşım beğenmedi biri annesine benzetti diğeri de 28 yaşındaki kuzenine :)
ama sanırım ben beğendim umarım pişman olmam
çünkü bunun artık geri dönüşü yok ah vahla zaman geçirmeye de benim niyetim yok
ezgim'e göre her insana yakışan bi saç varmış benim saç modelim buymuş bi daha uzatma dedi
anneme göreyse tarlanın taşlısı kadının saçlısı makbulmüş :)
en azında uğraşacak yeni bir şeyim oldu saçlarım
değişiklik her zaman iyi geldi bana
sanki rahatlamış hissediyorum böyle hissetmeme de şaşırıyorum
kesilen saçlarımla üzüntüm azda olsa gitmiş gibi geliyor
umarım bu durum çok kısa sürmez
uzun zamandan sonra bendis mutlu olarak bildirdi :)
bu arada yazmayı unuttum resimdeki benim yeni halim :)
değişiklik yaptım :)
bunalımda olan bi insanın değişiklik yapacağı yer bellidir sanırım : saçları
D.nin ve ablamın baskısına dayanamayarak zor cesaret edebileceğim bir modele kestirdim
kaba tabirle oğlan çocuğu gibi oldum
gelen ilk gelen yorumlar çok olumlu
sadece 2 arkdaşım beğenmedi biri annesine benzetti diğeri de 28 yaşındaki kuzenine :)
ama sanırım ben beğendim umarım pişman olmam
çünkü bunun artık geri dönüşü yok ah vahla zaman geçirmeye de benim niyetim yok
ezgim'e göre her insana yakışan bi saç varmış benim saç modelim buymuş bi daha uzatma dedi
anneme göreyse tarlanın taşlısı kadının saçlısı makbulmüş :)
en azında uğraşacak yeni bir şeyim oldu saçlarım
değişiklik her zaman iyi geldi bana
sanki rahatlamış hissediyorum böyle hissetmeme de şaşırıyorum
kesilen saçlarımla üzüntüm azda olsa gitmiş gibi geliyor
umarım bu durum çok kısa sürmez
uzun zamandan sonra bendis mutlu olarak bildirdi :)
bu arada yazmayı unuttum resimdeki benim yeni halim :)
6 Eylül 2010 Pazartesi
keşke daha büyük bi şehirde yaşasaydım
mesela canım sıkıldığında gidip dans kursuna ya da spora gidebilseydim
her dışarı çıktığımda tanımadığım insanlarla karşılaşsaydım
3 kişiden biriyle selamlaşmasaydım,diğer biriyle de küs olmasaydım
öyle iğrenç bi durum işte tabi bence
farklı bi yer farklı insanlar
dün kpss için deneme aldım
çok mu umrumda?
hayır ama umrumda olmasına çalışıyorum
çünkü burada sınavlardan başka uğraşacak bir şeyim yok
arkadaşlarla ya da arkadaşımla çıkıyorum hep aynı cafe,hep aynı sohbetler her şey aynı
buna bi son vermek istiyorum ama elimden bir şey gelmiyor
yaz sonrası temizliğimizde bitmek üzere
kendime yeni aktiviteler bulmam lazım ders çalışmak dışında yoksa gerçekten delireceğim
bu senemin böyle geçmesini istemiyorum
insan hayatında 1 senenin çok da önemli olmayacağını düşünerek bu senemi feda ettim
ama kötü bir yıl sonrakileri de kötüleştirebilir bunun olmasını istemiyorum
artık etrafta somurtarak gezen suratsız,mutsuz kız olmak istemiyorum
bunun olmaması içinde elimden geleni yapacağım
umarım her şey yoluna girer yani aslında her şey yolunda
belki de bazı şeylerin yolunda gitmemesini istiyorum
düzeltmek için çabalamak bile hayatımda değişikliğe yol açar
biraz değişiklik ve yenilik istiyorum
çok mu zor??
mesela canım sıkıldığında gidip dans kursuna ya da spora gidebilseydim
her dışarı çıktığımda tanımadığım insanlarla karşılaşsaydım
3 kişiden biriyle selamlaşmasaydım,diğer biriyle de küs olmasaydım
öyle iğrenç bi durum işte tabi bence
farklı bi yer farklı insanlar
dün kpss için deneme aldım
çok mu umrumda?
hayır ama umrumda olmasına çalışıyorum
çünkü burada sınavlardan başka uğraşacak bir şeyim yok
arkadaşlarla ya da arkadaşımla çıkıyorum hep aynı cafe,hep aynı sohbetler her şey aynı
buna bi son vermek istiyorum ama elimden bir şey gelmiyor
yaz sonrası temizliğimizde bitmek üzere
kendime yeni aktiviteler bulmam lazım ders çalışmak dışında yoksa gerçekten delireceğim
bu senemin böyle geçmesini istemiyorum
insan hayatında 1 senenin çok da önemli olmayacağını düşünerek bu senemi feda ettim
ama kötü bir yıl sonrakileri de kötüleştirebilir bunun olmasını istemiyorum
artık etrafta somurtarak gezen suratsız,mutsuz kız olmak istemiyorum
bunun olmaması içinde elimden geleni yapacağım
umarım her şey yoluna girer yani aslında her şey yolunda
belki de bazı şeylerin yolunda gitmemesini istiyorum
düzeltmek için çabalamak bile hayatımda değişikliğe yol açar
biraz değişiklik ve yenilik istiyorum
çok mu zor??
4 Eylül 2010 Cumartesi
kıskançlık
şimdiye kadar inkar etmemiş olsam da sanırım itiraf da etmedim ben feci halde kıskanç biriyim
bunu hep burcumun özelliği olarak kabullendim
sanırım hayatımın her evresinde öyleydim bundan sonra da değişeceğini sanmıyorum
küçükken ablamı gözleri renkli diye kıskanırdım çünkü herkes onun gözlerinden bahsederdi ben koyu gözlü olduğum için hep üzülürdüm
anasınıfında ezgi'yle terliklerimiz aynıydı her ne kadar ezgi'nin benden gördüğü için aldığını söylesem de sanırım olay tam tersi gerçekleşti bir itiraf daha :)
ergenliğe girince ablamı farklı yönlerden kıskanmaya başladım
boyum 1.60ken ablam 1.75 di,ben 55-60 kiloyken ablam 50-55 di
kavgalarımızı hatırlıyorum da hep kıyafet konusundaydı modelini bozuyormuşum genişleterek bu ruhumda derin yaralar açmış olmalı ki hala bu konuda takıntılıyım 15 yaşında diyetisyene gidecek kadar
arkadaşlarımı bu tür şeylerde kıskandığımı hatırlamıyorum
dayanamadığım diğer bir konuysa ders olayları
biri beni geçmiş mi hemen kendimi onu rakip bellerim onu geçmem lazım diye hırs yaparım
unutmadan söyliyim yarardan çok zararı dokundu bana
başkalarına bakacağıma kendi işimle uğraşsaydım belki bi yıl daha kaybetmezdim
bu yazıyı yazmamı sağlayan faktör ise bi arkadaşımın (pek arkadaş da sayılmaz) facebook'unda gördüğüm albümü
kızın bugün aslında dün doğumgünüydü sevgilisi sürpriz yapıp yanına gitmiş yazlıklarına sanırım
bi sürü fotoğraf eklemiş kalpli pastalar çeşitli sevgi sözcükleri falan
düşündüm de bana kimse böyle bir şey yapmamıştı ve yapacağını da sanmıyorum
çünkü bende çoğu kişide olmayan çok güzel (!) bir özellik var
etrafımdaki kişileri birkaç ay içinde kaçırabiliyorum o pozitif enerji bi anda negatife dönüyor
hala bunu nasıl başarıyorum anlamıyorum
ilk başlarda biraz acı veriyor ama sonra alışıyorum
bana böyle bir sürprizin yapılmayacağını bildiğim için kıskanıyorum onu
hala aklımdan çıkaramadığım eski sevgilimin belki de tek aşık olduğu kız için kıskanıyorum onu
bu benim hep içimde kalacak ben insanların peşinden gideceğim onları şaşırtan ben olacağım
sanırım bu da burcumun diğer özelliği olsa gerek
hah!
bunu hep burcumun özelliği olarak kabullendim
sanırım hayatımın her evresinde öyleydim bundan sonra da değişeceğini sanmıyorum
küçükken ablamı gözleri renkli diye kıskanırdım çünkü herkes onun gözlerinden bahsederdi ben koyu gözlü olduğum için hep üzülürdüm
anasınıfında ezgi'yle terliklerimiz aynıydı her ne kadar ezgi'nin benden gördüğü için aldığını söylesem de sanırım olay tam tersi gerçekleşti bir itiraf daha :)
ergenliğe girince ablamı farklı yönlerden kıskanmaya başladım
boyum 1.60ken ablam 1.75 di,ben 55-60 kiloyken ablam 50-55 di
kavgalarımızı hatırlıyorum da hep kıyafet konusundaydı modelini bozuyormuşum genişleterek bu ruhumda derin yaralar açmış olmalı ki hala bu konuda takıntılıyım 15 yaşında diyetisyene gidecek kadar
arkadaşlarımı bu tür şeylerde kıskandığımı hatırlamıyorum
dayanamadığım diğer bir konuysa ders olayları
biri beni geçmiş mi hemen kendimi onu rakip bellerim onu geçmem lazım diye hırs yaparım
unutmadan söyliyim yarardan çok zararı dokundu bana
başkalarına bakacağıma kendi işimle uğraşsaydım belki bi yıl daha kaybetmezdim
bu yazıyı yazmamı sağlayan faktör ise bi arkadaşımın (pek arkadaş da sayılmaz) facebook'unda gördüğüm albümü
kızın bugün aslında dün doğumgünüydü sevgilisi sürpriz yapıp yanına gitmiş yazlıklarına sanırım
bi sürü fotoğraf eklemiş kalpli pastalar çeşitli sevgi sözcükleri falan
düşündüm de bana kimse böyle bir şey yapmamıştı ve yapacağını da sanmıyorum
çünkü bende çoğu kişide olmayan çok güzel (!) bir özellik var
etrafımdaki kişileri birkaç ay içinde kaçırabiliyorum o pozitif enerji bi anda negatife dönüyor
hala bunu nasıl başarıyorum anlamıyorum
ilk başlarda biraz acı veriyor ama sonra alışıyorum
bana böyle bir sürprizin yapılmayacağını bildiğim için kıskanıyorum onu
hala aklımdan çıkaramadığım eski sevgilimin belki de tek aşık olduğu kız için kıskanıyorum onu
bu benim hep içimde kalacak ben insanların peşinden gideceğim onları şaşırtan ben olacağım
sanırım bu da burcumun diğer özelliği olsa gerek
hah!
1 Eylül 2010 Çarşamba
aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor
artık telefonum hiç çalmıyor hatta günün büyük bir bölümünü kapatarak geçiriyorum
aslında bu bir bakıma iyi bir şey çünkü telefon bağımlılığımdan kurtulmam gerekiyordu
acaba mesaj geldi mi diye dersin ortasında aklım karışmayacak
lisede geçirdiğim 4 yıla bakınca kendimi hep bi koşuşturma içinde buluyorum sürekli oradan oraya gitmekle geçmiş zamanım
nerede aksiyon varsa orada olmaya çalışmışım şimdi bakınca çok komik geliyor
kendimi hep toplum içinde aranan biri olarak gördüğümü yeni yeni fark ediyorum
aslında kimsenin bana ihtiyacı yoktu beni çağıran da yokmuş ben kendimi zorla davet ettirmişim
bu durumun olmadığı zamanlarda da surat asmışım laf sokmuşum kendi çapımda
sanırım şimdi yanımda kimsenin olmamasından anlamalıyım ki bu işler zorla olmuyormuş
kimsenin bana ihtiyacı olmadığı gibi benimde kimseye ihtiyacım yok
yalnızım falan demeyeceğim çünkü yalnız değilim ama yalnızlığı biraz hissetmek istiyorum
belki de yokluğumda neler olacağını görmek
kimse bunalımlara girmeyecek bunu da biliyorum ama biraz değer görmeye ihtiyacım var sanırım
insanın kendisini kandırması kadar kötü bir şey yokmuş
bunun kötülüğünü de yeni anlıyorum insan şizofren bile olabilir
allah'tan o hale daha gelmedim :)
anladığım şu ki ben olsam da olur olmasam da insanlara bir şey katmıyorum özellikle bu aralar sorundan başka bir şey yaratmıyorum
gerginliğim hat safhada belki de bu yüzden
üzüldüğüm tek şey hayal kırıklığına uğramak yine büyük konuşulmaması gerektiğini bir kez daha anlıyorum
hepsi başıma gelmek zorunda mı?
ihtiyacım olan tek şey biraz zaman kimseye kulak asmayacağım
biliyorum her şey yoluna girecek
evet bunu gerçekten biliyorum
aslında bu bir bakıma iyi bir şey çünkü telefon bağımlılığımdan kurtulmam gerekiyordu
acaba mesaj geldi mi diye dersin ortasında aklım karışmayacak
lisede geçirdiğim 4 yıla bakınca kendimi hep bi koşuşturma içinde buluyorum sürekli oradan oraya gitmekle geçmiş zamanım
nerede aksiyon varsa orada olmaya çalışmışım şimdi bakınca çok komik geliyor
kendimi hep toplum içinde aranan biri olarak gördüğümü yeni yeni fark ediyorum
aslında kimsenin bana ihtiyacı yoktu beni çağıran da yokmuş ben kendimi zorla davet ettirmişim
bu durumun olmadığı zamanlarda da surat asmışım laf sokmuşum kendi çapımda
sanırım şimdi yanımda kimsenin olmamasından anlamalıyım ki bu işler zorla olmuyormuş
kimsenin bana ihtiyacı olmadığı gibi benimde kimseye ihtiyacım yok
yalnızım falan demeyeceğim çünkü yalnız değilim ama yalnızlığı biraz hissetmek istiyorum
belki de yokluğumda neler olacağını görmek
kimse bunalımlara girmeyecek bunu da biliyorum ama biraz değer görmeye ihtiyacım var sanırım
insanın kendisini kandırması kadar kötü bir şey yokmuş
bunun kötülüğünü de yeni anlıyorum insan şizofren bile olabilir
allah'tan o hale daha gelmedim :)
anladığım şu ki ben olsam da olur olmasam da insanlara bir şey katmıyorum özellikle bu aralar sorundan başka bir şey yaratmıyorum
gerginliğim hat safhada belki de bu yüzden
üzüldüğüm tek şey hayal kırıklığına uğramak yine büyük konuşulmaması gerektiğini bir kez daha anlıyorum
hepsi başıma gelmek zorunda mı?
ihtiyacım olan tek şey biraz zaman kimseye kulak asmayacağım
biliyorum her şey yoluna girecek
evet bunu gerçekten biliyorum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


