8 Temmuz 2010 Perşembe

o bir markaaa =)

sürekli kötü şeylerden bahsetmekten sıkıldım
hayatımın en güzel şeylerinden birini anlatmak istiyorum şimdi
arkadaşım,dostum,kardeşim,leem (biz birbirimize böyle hitap ederiz hiç bir anlamı yok anneannemle dedemin birbirlerine söylediklerini duydum kısacası bizim uydurmamızda olabilir) kısacası her şeyim : ezgi
onunla arkadaşlığımızın erken yaşta başlamasına çok seviniyorum 4 yaşından beri tanısamda arkadaşlığımız 6 yaşında başladı anasınıfında :)
küçüktük ama felaket iyi anlaşıyorduk
aynı şeyleri sevmezdik (bkz: tavuklu pilav üstündeki deri)
o kadar da yardımseverdik ki özürlü bi çocuğa yemek yedirmeden kendimiz yemezdik şirindik mutluyduk
sonra araya bi 5 yıl girdi farklı okullara başlamıştık 5 yılın sonunda buluştuk sınıfa ilk girdiğimde hemen anneme usulca ezgi de burda oley dediğimi hatırlıyorum
o günden sonra hiç ayrılmadık
evlerimiz yakın olduğu için beraber gidiyorduk okula
yok boyunca konuşacak şeylerimiz tükendiğinde (çok nadir) hayal kurardık içeriğine pek girmek istemiyorum :)
farklı liseleri kazandığımızda çok korkmuştum ya biterse arkadaşlığımız diye
aslında yeni insanları görüp beni bırakmasından korkuyordum 14 yaşındaki ergen halimle çünkü ezgi'yle nasıl arkadaştım anlamıyordum çünkü o herkesin değer verdiği biriydi iyilik meleğiydi
çok zıttık sessiz,sakin ve her zaman temkinliydi resmen beni çekiyordu o olmazsa ne yaparım diyordum hep
ama korktuğum başıma gelmedi
o yeni insanları görse de hayatına başkaları girse de hiç bırakmadı beni tabi bende onu
hayatımdaki arkadaşlar tek tek eksildiğinde o daha fazla destek oldu bana her ağladığımda bir omuz verdi
onun yanımda olması için konuşmasına gerek yok nefes alsın yeter biliyorum ki o hep benimle
şimdi aramızda yaklaşık 500 km var her gün milyon kez ne zaman geleceksin diye soruyorum
çünkü sanırım ben hala 14 yaşındaki ergen bendis'im korkuyorum beni unutacak diye =)
umarım aynı üniversiteye gideriz ve ömür boyu beraber oluruz seni çok seviyorum leem =****

7 Temmuz 2010 Çarşamba

küçük dünya

şu an hareket edemiyorum desem yeri var
her tarafım acıyor,yanıyor,sağ elim sürekli nemlendirici de bunların sebebinin hepsi güneş yanığı!
bugün kuzenlerimle havuza gittik bütün günümüz değerlensin ve verdiğimiz paranın karşılığını görelim diye sabah 12 gibi oradaydık =/
ben yüzmeyi de çok severim güneşlenmeyi de durum böyle olunca her tarafım pancar gibi yandı
balkondan başka bi yerde oturamıyorum yazık bana =(
bu kadar acı şeye rağmen çok da eğlenceli geçti günüm
kuzenin 2 küçük bebesiyle uğraşmak zaman zaman canımı sıksa da onların hevesli hallerini görünce kıyamadım,çok çaba harcadılar ama günün sonunda yüzmeyi öğrendiler denilebilir
küçük havuzdan büyüğüne sürekli geçiş yaparken bütün eski tanıdıklarımı görmek sevindirdi beni
gerçekten dünya hele de yaşadığımız yer çok küçükmüş bunu anladım
insanları,onlarla sohbet etmeyi,gülebilmeyi seviyorum ama keşke o kadar çok gülmeseydim belki o zaman yanaklarım bu kadar çok yanmazdı çok iğrenç oldular tabir-i caizse amale yanığı gibi
bi de her karşılaştığım insanla sınav muhabbeti yapmasam daha çok sevineceğim sonra gel de sınavı hayatına yerleştirme olmuyor malesef
her kafadan bir ses çıkıyor orası da güzel burası da güzel
laf anlatabileceklerime anlatıyorum anlamayanlara da evet diyip geçiyorum ne yazık ki
işte böyle puanların açıklanmasına son 5 gün kala yanıklarla uğraşıyorum
bendis balkonundan bildirdi =)

6 Temmuz 2010 Salı

mazaretim var asabiyim

sıkıntıdan patlıyorum
evde yapacak hiçbir şey yok dışarda desen aynı
sanki havadayım rüzgar nereye eserse oraya gidiyorum
evden çıkmak bile zor gelmeye başladı
sadece yattığım içinde kilo almaya başladım sanırım
puanların açıklanmasına bi haftadan az bi süre kaldı bütün planlarımı bundan sonrası için yaptım
bazen olacakmış gibi geliyor bazen de tam tersi kim ne derse etkileniyorum çok saçma olanlar hariç tabi ki
artık pek kimseyle konuşmuyorum telefonum nadir çalıyor ama yine de mutluyum tabi ki bu bir kendini kandırma değil insanlarla tartışacağıma hiç konuşmamak daha iyi sanki beynim o kadar rahat ki
bu arada kitaplarımı atmaya kıyamıyorum
oda da çok yer kaplıyor ama yine de biraz daha tutacağım sözde sınav bitiminde bütün arkadaşlar yakacaktık hepsini sanki her şey dört dörtlük kitapları yakmak kaldı
bu kadar kısa sürede bu kadar çok fikrimin değişmesine şaşırıyorum
sanki her şeyi ben biliyormuşum gibi geliyor bütün düşüncelerim doğru sanki (sanki'yi çok kullandım farkındayım)
saçma farkındayım fazla değil bikaç hafta sonra bunlarda değişecek ama yine de tartışmaktan geri kalmıyorum
bi de kullanılmaktan nefret ediyorum
bunun farkındayım ama ses çıkarmıyorum tatsızlık çıkmasın diye resmen salak yerine konuyorum kızıyorum kendime ama böyle geldi böyle gidiyor
kendi kendime çok konuşmaya başlayınca e bi de sinirlenince önüme gelen ilk insanı azarlamaya başlıyorum özellikle de facebook'ta insanlar mesaj atıyor ve garip bi şekilde beklentiye giriyorlar ya bağırmaktan geri alamıyorum kendimi bu da bugünlerde yaptığım saçmalıklardan biri sanki beni çok takıyorlar ama yine de rahatlıyorum sinirimi tanımadığım insanlardan çıkarıyorum ama ne yapayım atmasınlar o zaman anlayacağınız asabiyim bu aralar :)

5 Temmuz 2010 Pazartesi

kadın erkek ayrımcılığı ve akraba evliliği

başlıktaki iki konu birbirinden çok bağımsız ama benim dünümü etkileyen iki önemli şeydi bunlar
bikaç yazı öncesi bahsetmiştim halam biraz hacı diye hacca gitti diye dün hacı hayırı yaptı benim sınavlarımın geçmesini beklemiş çok sever beni :P
dün sabahın 7sinde halamların evine gittik insanlar saat 1deki hayra 11 de gelmeye başlayınca benim gözüm korktu
kadınlar bi yerde erkekler bi yerde oturmaya başladı haremlik selamlık işte
saat 1de yemekler verilmeye başlandı ben elimden geldiğince yardım etmeye başladım baktıkça hayrete düştüm kadınlar yemiyor aşçı desen daha berbat erkekler doymadan kadınlar yemeyecek dedi!
ben sinirlenmeye başladım gittim kadınların yanına zaten %90ı türbanlı olur mu canım erkekler daha önemli demeye başladı bi kaç kişi heralde bağırmışım sinirden ne dediğimi hatırlamıyorum sonra bana hak verenler oldu evet işte biz niye bekliyoruz muhabbeti başladı
ben aşçıyla konuşmaya gittim adam elini falan kaldırıyor utanmasa girişecek ben daha çok bağırıyorum
ama vermediler aptallar
sevgili erkekler yedikten gittikten sonra kadınlara verilmeye başlandı 10 dakika sonra acı gerçekle karşılaştık yemekler bitmek üzereydi bi insan hayıra 1000 kişi çağırır mı ve gelenler 2000 kişiyi bulur mu ve insanlar bu kadar aç olur mu hala anlayabilmiş değilim
biz tabiki yiyemedik benim gözüm yok ama benden daha çok çalışan insanlar aç kaldı onlara üzülüyorum

akşama kadar uyuyarak geçirdim sonra bir telefon geldi komşu ilçede düğün varmış
gelir misin bendis dedi diğer halam işim gücüm yok gittim
bendis deli misin ne işin var düğünde diyebilirsiniz ama düğüm benim çok ilgincime geldi iki kuzen evleniyorlardı belki sizlere de normal gelebilir ama ben çok yabancıyım bu tür şeylere
biz kuzenlerle kardeş gibiyidiz ben düşünemiyorum bile
kız türkçe öğretmeni oğlan inşaat mühendisi bunları öğrenince daha çok şaşırdım
düğünde kuzenle yanyanayız resim falan çekiliyoruz habire halamın yanına birileri geliyor beni falan gösteriyorlar bizi kuzenimle nişanlı sanmışlar beni bi gülme krizi tuttu abim dediğim insanı da
sonra dans ettik kuzenim : bendis bütün gözler üstümüzde dedi
genç çiftleri yalnız bırakmayan diğer dans edenlere de bakınca anladık ki hepsi kuzen ve hepsi evli :/
bi an korktum bunların çocuklarını düşündüm özürlü olma ihtimallerini hala da üzülmekteyim
yazıyı bitirirken yeni evli çiftimize ömür boyu mutluluıklar diliyorum :)

3 Temmuz 2010 Cumartesi

yalan

bi annenin her şeye karışması kadar illet bir şey yoktur
keşke annem cahil olsaymış diyorum okuma-yazma falan bilmeseymiş
yazın buraya gelmemek için üniversitenin basketbol takımında oynayan kuzenime özeniyorum çünkü annesine maçlarım var diyor ve tüm yaz geziyor
tamam yalan aslında çok çok kötü bir şey ama bazıları da hak ediyor inkar etmeyelim
sıkmazsan uçar sıkarsan ölür diye bi atasözü duymuştum biraz değiştirmiş olabilirim ama anafikir buydu sanırım
gerçekten buna sonuna kadar katılıyorum
normalde anneme yalan söylemeyiz ne ablam ne de ben
ama annem bizi sıkmaya başladı işte o zaman bizde yalana başladık
ve bu bana ders oldu
çocuklarımla arkadaş olmaya çalışmayacağım çünkü bir anne arkadaş olamaz
çünkü annenin yeri başkadır arkadaşın yeri bambaşka
anne olaya daha farklı bakar daha önce büyük ihtimal benzerleriyle karşılaşmıştır
ama ben beni uyarmasını istemiyorum ne olursa olsun yanındayım demesini istiyorum
şimdilik bu mümkün görünmüyor ve durum böyle olunca ister istemez yalanlar geliyor
bana göre beyaz yalanlar olsa da yine de vicdan azabı çekiyorum
annem değişmeyeceğine göre sanırım biraz benim değişmem gerekiyor
off yine kavgali günler bizi bekliyor galiba...

2 Temmuz 2010 Cuma

sanırım ben meşhurum (!)

az önce kpss'ye başvurumu yaptım vatana millete hayırlı olsun :)
nasıl sıra nasıl sıra anlatamam tam arkamda türbanlı bi genç kız var ben uzaklaşmaya çalışıyorum bir adım atıyorum kız hemen yanıbaşımda çok özür dileyerek söylüyorum ki çok kötü kokuyorlar ya :S
oraları buraları gözükmesin diye kat kat giyiniyorlar olan çevredekilere oluyor
iyi ki yanıma parfümümü almışım elimden geldiğince sıkıp durdum
neyse sonra sıra bana geldi
görevli müdür yardımcısı habire bakıyor gözgöze geldikçe gülümsüyorum bende
tc numaramı söyledim sonra adam bana birden sen tiyatrocu musun dedi
efendim dedim
ya deminden beri bakıyorum şimdi çıkardım sen oyuncusun değil mi dedi
adama ne diyeceğimi şaşırdım
ama havalanmadım desen yalan olur :P
tamam küçük bir ilçede okuyor olabilirim ama o kadar da küçük değil 103bin nüfusu var valla :)
ama bu sene hiç oynamadın dedi
evet sınav dolayısıyla ara verdim dedim
bi de takip ediyormuş ağzımın kulaklarımda olduğunu söylememe gerek yok sanırım
bir de üniversiteye gideyim o zaman görün oyunculuğu nerede aktivite var ben oradayım :)
evdeki misafir oranıda %50 azalmış durumda azda olsa rahatladım günde 14 saat uyuduğumu da düşünürsek tam hayalimdeki tatil olmasa da mutluyum sanırım :)

not: neden beren saat diye sorabilirsiniz sanırım bugünlerde en meşhur kadın oyuncu odur..

1 Temmuz 2010 Perşembe

sınav hayatımı bayağı bi derinden etkiledi
etrafımdakiler delirdiğimi düşünüyorlar yani bu da bi ihtimal tabi
dün gece geceye gitmedim pişman falan de değilim,D. den havadisleri alırken bahsettiği isimler o kadar uzak geldi ki sanki hiç tanımıyorum onları bildiğim ama konuşmadığım insanlar gibiler benim için
mesela ozan doğulu gibi tanıyorum ama konuşmuyorum pardon bu yerinde bi örnek olmadı ozan doğulu'ya aşığım ben
D.ile de kavga ettik küstük sanırım
okul 18.si olduğumu söyledim bağırmaya başladı sıkılmış benim bu halimden,sürekli ders konuşmamdan,şişmiş falan haklıdır belki de ama bana en çok dokunan -ciğimle onun sümükadamı (ki bu benim bir zamanlar 'en' yakın arkadaşımdı) hakkında söyledikleri oldu
onlar da benden kaçmışlar bıkmışlar ne diyebilirim ki bunun üstüne o da kaçmak istiyorsa kaçsın gerçekten alıştım D.'yi seviyorum ama azarlanmaktan bıktım evde sürekli azarlanıyorum zaten hala anlayamadı bana bağırarak beni değiştiremeyeceğini,bunu 2 yıl önce de fark etmiştik zaten biz onunla çok farklıydık isteklerimiz,ideallerimiz
ben ankara'yı istiyordum o istanbul'u,ben düzenden yanaydım hakim olmak istiyordum o düzenden nefret ediyordu moda editörü olmak istiyordu bunun gibi bi sürü örnek sayabilirim heralde
ama olmadığım biri gibi davranmayacağım tıpkı onun dediği gibi bu'yum diyip sıyrılıyorum işin içinden
farkındayım tartıştığımız konular bile çok saçma umut'un dediği gibi belki de 3 ay sonra güleceğim bunlara ama gerçekten şu an böyle hissediyorum
liseye ne kadar heyecanla başlamıştım herkesi ayrı ayrı ne çok seviyordum ama şimdi görmek isteyeceğim kişi sayısı 4-5i geçmiyor
bu kadar çok kişi benden uzaklaşıyorsa tabiki suçu kendimde aramam da lazım kendimi sorgulamayacak kadar burnum havada değil sorguluyorum da bazı konularda %100 hatalıyım bunu da biliyorum ama yine de içimden bir şey yapmak gelmiyor belki de yokluklarına alıştım ondandır..
bi de 2 gecedir sabahlıyorum ilk sevgilimle konuşmaya başladık tekrardan arkadaşlığı bile mutlu ediyor beni sanırım bana gerçekten bi tek o değer vermiş ilişkilerim içinde her mesajın sonunda beni üzdüğüm için özür diliyor belki de onunla konuşurken kafam dağılıyor bu yüzden onunla konuşmaktan zevk alıyorum bu da bi seçenek
ilerleyen günlerde neler olacak gerçekten merak ediyorum
her ne kadar karamsar olsam da güzel günlerin gelmesini umutla bekliyorum...